kilo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kilo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2009

Aşırı kilolar için: Mide Balonu

Mide Balonu kimlere, niçin ve ne zaman uygulanır?
Aşırı şişmanlık (obezite), birçok önemli rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olan ciddi bir sağlık problemidir. Yapılan diyetler, egzersizler ve kullanılan ilaçlarla zayıflamak her zaman istenilen sonucu vermeyebilir. Bu nedenle mideye yerleştirilen ve aşırı şişmanlığa çözüm getiren yöntemlerden biri olan mide balonu üretilmiştir.

İntragastrik Balon Nedir?
Mideye yerleştirilen balon, ilk defa 1982 yılında ünlü kalp cerrahı Debakey tarafından geliştirilmiştir. İlk kullanım amacı obes kalp hastalarını cerrahi operasyonlar öncesinde zayıflatmak ve böylece ameliyat risklerini en aza indirmektir. Günümüzde mevcut iki adet silikon mide balonu mevcuttur. Bunlardan ilki, uzun süredir kullanılan Amerika menşeli Inamed firmasının ürettiği BIB sistemi olup, 750 gram ağırlığındadır ve serumla doldurulmaktadır. Nispeten daha yeni olan ve havayla doldurulan Heliosphere ise Fransız Helioscopie firması tarafından üretilmektedir. Her iki balon da, hastanın midesinde bir kitle etkisi oluşturup tokluk hissi yaratarak etki gösterir.

Hasta Seçimi
•Balon uygulanacak obesite hastasının vücut kitle indeksi (VKİ=vücut ağırlığı/ boyun metre cinsinden karesi) 30-40 arasında veya daha fazla olmalıdır.
•Hasta en az beş yıldır obes olmalıdır.
•Balon uygulama kararı diyet, egzersiz ve ilaç tedavilerinden sonuç alınamamış obes hastalarda veya yapılacak cerrahi operasyonlar öncesinde bir seçenek olarak önerilmelidir.
•Uygulamaya engel herhangi bir tıbbi durum olmamalıdır.

Mida Balonu Uygulaması
Balon, endoskopi yardımı ile ağız yoluyla yemek borusundan geçirilerek, endoskopik gözetim altında mide içine yerleştirilir. İşlem tamamen kansızdır ve hafif bir anestezi altında gerçekleştirilir. Genellikle hastanın entübe edilmesi, yani nefes borusuna tüp yerleştirilmesi gerekmez.

Obez hasta, midesinin içine balon konulmadan önce uygulamayı yapacak kişi tarafından mutlaka olabilecek olumsuzluklara karşı bilgilendirilmelidir. Mide içine balon konulmadan önce uygulamayı yapacak olan doktor, mide içini endoskopik olarak kontrol etmeli ve bir engel olmadığına karar verdiği takdirde balonu koymalıdır. Mide içine ağızdan sönük olarak gönderilen balon, mideye ulaştırıldığında ucuna bağlı tüp aracılığıyla yaklaşık 900 cc havayla doldurularak şişirilir ve bağlı olduğu tüpten kolayca ayrılarak mide içinde bırakılır.

Mide Balonu Kimlere, Niçin ve Ne Zaman Uygulanır?
•Balon, şişmanlığın geçici tedavisinde kullanılır. Şişmanlığa bağlı başka hastalık risklerini (Tip II diyabet, damar hastalıkları, eklem hastalıkları gibi..) önemli ölçüde azaltması açısından hastaya büyük yarar sağlar. Kilo kaybına ve kaybedilen kiloların korunmasına yardım eder.
•Şişmanlık cerrahisi öncesinde, ameliyat olacak hastaların ameliyat öncesinde zayıflatılması cerrahi risklerin azaltılmasına yardımcı olur.
•Balon çıkartıldıktan sonra şişman kişinin kilo kaybının bir diyet programıyla devam etmesi sağlanmalıdır.
•Balon midenin içinde altı aydan fazla kalmamalıdır.
•Gerekli sürenin sonunda balon mideden endoskopik olarak çıkartılır.
•Bu yöntem, şişman kişinin altı ay içinde %20-25 civarında kilo kaybetmesini sağlar. Ayda en az 2-3, 6 ayda ise 15 kilo kaybı sağlanabilmektedir. Diyet ve egzersiz programlarının düzenli uygulanması ile 30-40 kiloya kadar kayıp beklenebilir.
•Balon uygulanacak hastaların uyumlu kişiler olması, tedavinin başarılı olması bakımından önemli bir koşuldur. Hasta yeme alışkanlıklarını ve yaşam tarzını değiştirme konusunda istekli ve kararlı olmalıdır.

Mide Balonu Yöntemi Kimlere Uygulanmaz?
•Yemek borusunda iltihap ve ülser gibi hastalıkları bulunan veya daha önceden mide -bağırsak sisteminden ameliyat geçirmiş obes kişilerde,
•Bağırsakların iltihabi hastalıklarında,
•Laparotomili (karın ameliyatı geçirmiş) hastalarda,
•Ciddi laparoskopi ameliyatı geçirmiş hastalarda,
•Mide fıtığı olan obez kişilerde (Bu durum havayla şişirilen Heliosphere TM ile göreceli hale gelmiştir.)
•Mide -bağırsak sisteminden kanaması veya kanama eğilimi olan obez kişilerde,
•Uyuşturucu bağımlısı veya alkolik kişilerde,
•Yaşı 16'dan küçük, 60 yaşından büyük obeslerde,
•Romatizmal ağrı kesici, kan sulandırıcı veya sistemik kortizon kullanan kişilerde,
•Mental bozukluğu olan obez kişilerde (psikiyatri uzmanının kontrolünde üç ay kullanılabilir),
•Vücut kitle indeksi uygun olmayan şişmanlarda sadece kozmetik amaçla bu yöntemin kullanılmaması gerekir.

Mide Balonu Uygulamasını Kim Yapar?
Gastroenterologlar ya da endoskopi konusunda tecrübeli ve ideali, obezite cerrahisi ile ilgili genel cerrahi uzmanları tarafından gerçekleştirilen bu uygulamanın öncesinde ve sonrasında endokrinoloji, diyet ve psikiyatri uzmanlarının da desteği alınır.

İkoncanlar nasıl besleniyor?


Hürriyet Yazarı Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ikoncanları nasıl beslendiklerini kaleme aldı.
İkoncanların çoğu neredeyse sıfır beden! Ne yiyip içtiklerini ben de merak ediyordum. Hoş bir tesadüfle geçen hafta Bodrum’da “ikoncan beslenme planı”nın inceliklerini öğrendim. Hemen belirteyim, eğer beslenme yönünden not verecek olsanız hepsi sınıfta kalır.

Geçen pazar ikoncanların yaz boyunca mekân tuttukları Türkbükü’ne öğle yemeğine gittik. Hedefimiz Maça Kızı’nın mükemmel salatasını, birkaç dilim otlu peynirli pide ile yemekti! Doğal olarak devreye bir kadeh iyi soğutulmuş Fume blanc da girdi. Davet sahibi Nihat Özdemir her zaman yaptığı gibi siparişleri azıcık abarttı, bazı ilaveler yaptı. Ama olsun! Etli pide ve lahmacunla da sağlıklı beslenilebileceğini bizi izleyenlere bir güzel göstermiş olduk...

Bu arada görevli arkadaşlardan aldığım bazı bilgileri gözlemlerimle birleştirerek ikoncanların (ve ikoncanlaşma yolunda olan genç kızların) nasıl beslendiklerini (daha doğrusu nasıl beslenmediklerini) yakından izleme ve öğrenme fırsatım oldu.

SU+SALATA+SODA = 3 S DİYETİ

İkoncan beslenme planının birinci şartı aç kalmak, dayanamadığınız anda da midenizi su, soda ve salatayla doldurmaktan geçiyor. Ana öğün, ara öğün hepsi atlanıyor! İkoncanların uyguladığı rejime “3 S Diyeti” de diyebiliriz. Üç S Diyeti’nin kalorili kısmını oluşturan salatalar da bizim bildiğimiz salatalara pek benzemiyor. İçine asla peynir, fasulye tanesi, mısır parçası, nohut gibi az da olsa kalori içeren hiçbir şey konmuyor. Zeytinyağı, mayonez, kurutulmuş ekmek parçacıkları külliyen (!) yasak. Balzamik sirke, limon için bile dikkatle düşüneceksiniz.
İkincisi ikoncanlar meyve suyunu, meşrubatı bırakın, doğru dürüst su bile içmiyor! Zaman zaman ya diyet kola, ice tea, limonata ya da hava olsun diye “renklendirilmiş su” içiyorlar. Bunun için büyükçe bir bardağa 1/4 oranında su ve ağzına kadar buz dolduruluyor. Sonra 1-2 damla pomegranade esansı ya da benzeri tat-koku verici (siz “hava verici” de diyebilirsiniz) bir konsantreye bol buz ve limon dilimleri ekleniyor.
Üçüncü şartın neyse ki iyi yanları var: Soda yani mineralli gazlı su serbest. Kısacası ikoncan diyeti sağlıksız ve tatsız bir diyet. Uzak durmanızda fayda var! Tavsiye etmem.

GÜNEŞ YAĞIYLA BESLENİYORLAR

Bir noktayı daha ekleyelim: Öğle sıcağında geçirdiğimiz iki saat boyunca ikoncanların cilt yoluyla beslendikleri gibi bir düşünceye de kapıldım. O kadar sık yağlanıyorlardı ki her 5-10 dakikada bir ciltlerine boca ettikleri güneş yağlarının içinde sadece cildi değil, bedeni de besleyen bazı maddelerin olduğunu düşündüm.
Bu arada ikoncanların pek hareket etmediklerini, bırakın yüzmeyi, güneşin durumuna göre değişen küçük dönme hareketleri dışında yerlerinden kıpırdamaya bile karşı olduklarını müşahede ettim.
Bana sorarsanız ikoncan olmanın sırrı biraz da kötü beslenmekten geçiyor.

TAVSİYE EDiYORUM

Alzheimer’in erken tanısı için test var mı?

Yeni uygulamaya konan ve hızla popüler hale gelen “Amiloid Beta 42” proteininin kanda araştırılmasına dayanan Alzheimer testinin güvenilirliği ve duyarlılığı üzerindeki çalışmalar devam ediyor. A Beta 42 seviyesinin yüksek çıkması o kişinin yüzde yüz bu hastalığa yakalanacağı anlamına gelmiyor ama riskin yüksek olduğunu gösteriyor. Daha güvenli sonuçlar için testi görüntüleme yöntemleri ile (MR, Pet-CT ve EEG) desteklemek şart. Bu konuda kuşkusu olan ya da hafif bilinçsel bozukluğu olan herkes testi yaptırabilir. Eğer test sonuçlarında değerler yüksek bulunmuşsa bundan sonrası için bir nöroloji uzmanıyla birlikte hareket etmek gerek. Çünkü erken oluşturulmuş bir önlem planı Alzheimer tedavisinde başarı şansını bir hayli artırıyor.

BİR ÖNERİ

Deodorantlar masum mu?

Terlemeden şikâyetçi olanların, özellikle koltuk altı teri ve kokusundan yakınanların deodorant kullanmalarında yarar var. Ama bu konuda da bilinçli davranmak gerekiyor. Çünkü bu ürünlerin bir kısmı zararlı kimyasallar içerdiklerinden ciltte hasar oluşturabiliyor. Ayrıca ter bezlerinin ağzının kapanmasına ve koltuk altında iltihaplanmalara sebep olabiliyor. Bu nedenle deodorant ya da terlemeyi azaltıcı stick’ler kullanırken doğru ürünler seçmeye, doğru kullanımlarını öğrenmeye çalışmanızda fayda var.

TAVSİYE EDİYORUM

Meme kanserinden korunmak için neler yapmalı?

Düzenli egzersiz yapmak göğüs kanseriyle mücadelede etkili bir koruma yöntemi. Ayrıca bazı beslenme yanlışlarından da uzak durmak gerek. Çok yağlı yiyeceklerle beslenenlerde, fazlaca alkol kullananlarda meme kanseri riski artıyor. Özellikle alkol ile meme kanseri arasında önemli bir bağlantı olduğu anlaşılıyor. Antioksidan savunmanızı güçlendirmek, vücudunuza daha fazla D vitamini, omega-3, likopen, CoQ10 ve kateşin kazandırmak da etkili faktörler. Bu nedenle daha çok balık, domates, karpuz, keten tohumu, ceviz, yeşil çay ve sebze, meyve tüketmeniz faydalı. Belirli aralıklarla sağlık kontrollerinden geçmekte de fayda var. Ama eğer ciddi bir riskiniz yoksa sık sık mamografi yaptırmanız da tavsiye edilmiyor. Çok özel durumlar dışında, 1-2 yıldan evvel tekrarlanan mamografilerin memede ciddi bir radyasyon riski yaratabileceği belirtiliyor. Son zamanlarda yapılan birkaç çalışma fazla miktarda kırmızı et tüketmenin, özellikle ateşte kızartılarak hazırlanmış et yiyeceklerinin meme kanseri riskini artırabileceğini gösterdi. Bol bol soya yiyen kadınlarda meme kanserine yakalanma riskinin daha düşük olduğu da biliniyor.

AKLINIZDA OLSUN

Kalp krizinden sonra cinsel ilişkiye ne zaman izin var?

Kalp krizi geçirenlerin tereddütte kaldıkları önemli konulardan biri de budur. Genel olarak otuz günlük bir ara makul süre olarak kabul ediliyor. Cinsel ilişkinin kalbe getirdiği zorlama-yük zannedildiği kadar ağır değil. Canlı bir yürüyüş ya da iki kat merdiven tırmanmanın getirdiği zorlamayla aynı kabul ediliyor. Özellikle kriz sonrası herhangi bir problem çıkmamış, ritim sorunu, kalp yetmezliği ve benzeri kalıcı sorunlar yaşamamışsanız, yani kalbiniz güvende ise 3-4 hafta sonra normal cinsel faaliyetlerinize başlayabilirsiniz. Prensip olarak her zamanki partnerinizle ve tanıdık bir ortamda cinsel ilişki daha güvenli. Kalbin üzerindeki yük kendinizi güvenli hissettiğiniz cinsel ilişkilerde daha da azalıyor. Eğer cinsel ilişki esnasında nefes darlığı, baş dönmesi, kalp atımlarınızda düzensizlik fark ederseniz ilişkiyi kesmenizde yarar var.

BİLGİNİZE

Yaz kilolarını önlemenin yolları neler?

Kimin yazın kimin kışın kilo alacağı belli olmuyor ama özellikle tatil yörelerinde uzunca kalanların çoğu sonbahara fazla kilolarla giriyor. Ben yaz kilolarını önlemek isteyenlere “daha fazla sirke ve limon suyu kullanmalarını, tuz yerine pul biber, isot ve benzeri acılı baharatları, sarımsağı, soğanı tercih etmelerini” öneriyorum. Yemeğe başlamadan önce “zeytinyağına ekmek banmak” ya da “grisini, kuru bisküvi, peksimet ile peynir, çay muhabbetine” dalmaktan uzak durmalarını tavsiye ediyorum. Yaz öğlenlerini proteinli besinlerle (et, balık, tavuk, yoğurt, peynir), akşam yemeklerini ise zeytinyağlı sebzelerden zenginleştirmeye gayret etmeniz faydalı olabilir. Belki üzüleceksiniz ama kızartmaları da azaltmanızı tavsiye ediyorum. Sebzeleri kızartmak yerine közlemeyi ya da çok az yağda, kısık ateşte pişirmeyi deneyebilirsiniz. Meyve tercihlerinizi daha az tatlı olanlardan yana kullanın. Sütlü tatlıları tercih edin. Bol bol su içmeyi ihmal etmeyin. Ve tabii ki her gün 30-35 dakikalık bir yürüyüş yapmayı da unutmayın.

23 Nisan 2009

Kansere Karşı 10 Önlem!

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2030 yılında insan ölümlerinin çoğu kanser sebebiyle gerçekleşecek.

Veriler kansere yakalanan insan sayısını 24 milyon, kanser nedeniyle ölen insan sayısını 17 milyon, kanserle yaşayan insan sayısını ise 75 milyon olarak öngörüyor.

Geçmiş verilere bakıldığında kanser sıklığında yüzde 100 artış bekleniyor. Bu artıştan en çok da ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkeler etkilenecek. Ülkemizde 1-7 Nisan arası Kanser Haftası olarak belirlendi. Bu vesileyle kanserin erken teşhisi ve kanserden korunma yolları hakkında bilgilerinizi pekiştirmenizde yarar var.

1. Sigarayı bırakın

"Dumansız Hava Projesi"ni destekleyin. Sadece sigarayı bırakarak yaşamınıza 10 yıl katabilirsiniz. Bu yıl kendiniz için bir adım atın, sigarayı bırakmak için çaba gösterin, profesyonel bir yardım alın ve dumansız bir hava sahası oluşturun.

2. Sağlık taramanızı aksatmayın

Yıllık check-up programlarınızı ertelemeyin. Kadın ve erkeğe yönelik tarama testlerinizi mutlaka yaptırın. Unutmayın ki; bazı kanser türleri erken saptandığında yüzde 90 ve üzerinde oranla tamamen yok edilebiliyor. Ailesinde kanser hastası olan, belli bir yaşın üstündeki bireylerin belirlenerek daha titiz incelemelerin yapılması gerekiyor.

3. Fazla kilolardan kurtulun

Fazla kilo rahim, kolon, göğüs, yemek borusu ve böbrek kanseri riskini artırıyor. Yüzde 10 kilo kaybı ise kişiyi yüzde 50`lere varan oranda kanser riskinden koruyor. Akdeniz tipi diyetin sağlıklı olduğu giderek daha iyi anlaşılıyor. Zeytinyağı, yeşil gıdalar, taze ve işlemden geçirilmemiş ürünler, bol lifli beslenme her tip kanseri engelleyebilir. Yüksek kalorili, yağ içeriği zengin, lifi düşük beslenme, özellikle mide ve bağırsak kanseri açısından risk oluşturuyor.

4. Aktif olun

Kanserden korunmanın en iyi yollarından biri de aktif bir yaşam tarzıdır. Günde 10 bin adım felsefesi hareketli bir yaşam için öneriliyor. 5 gün boyunca 30 dakika yapılan egzersizle ciddi anlamda kanserden korunabilirsiniz.

5. Yeşil gıdaları artırın

Yapılan çalışmalar haftada 3 veya 4 kez salata yenmesinin sigaraya bağlı akciğer kanseri riskini azalttığını gösteriyor. Çünkü yeşil sebzelerde hücre tamirinde görev alan antioksidan moleküller bol miktarda var.

6.
Alkolden uzak durun

7. Yiyeceklerinizi renklendirin

Son yıllarda yapılan bir çalışma sebzelere ve meyvelere kırmızı, mor ve mavi rengini veren antosiyanin adı verilen maddenin kolon kanseri riskini azaltıyor.

8. Kırmızı eti azaltıp, beyaz ete yönelin

Kırmızı et, içerdiği yüksek yağ oranıyla damar sertliği ve birçok kronik hastalığa neden olur. Beyaz et tüketimi sağlıklı bir tercihtir. Yüksek hayvansal yağ tüketimi kansere yol açar.

9.
Güneş ışığından korunun

Cilt kanseri en sık görülen, ama bunun yanında en sık önlenebilen kanser türleri arasındadır. Güneş ışığı içerdiği ultraviyole ışınlarla cilde zararlı olduğundan çok güneş alan bölgelerin özellikle baş ve boyun bölgesinin ciddi şekilde korunması gerekiyor. Kremler, gözlükler ve şapkalarla UV ışınlarından korunabilirsiniz.

10.Emzirin

Bütün anne adaylarına duyurulur! Bebeğinizi ne kadar uzun süre emzirirseniz, o kadar daha az meme kanserine yakalanırsınız.

Kaynak: Vatan

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali