yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2009

Nijeryada Çocuk Olmak ve Yaşamak + 16

Rabbimizin verdiği nimetin, ikramın ve sağlığın değerini bilmeyenlere veya bilipte unutan kardeşlerimize aşağıdaki resimleri gerçek yaşanmış olayları ile beraber 4 göz ile bakıp ALLAH Rızası için okumalarını ve okutmalarını istirham ediyorum...

LÜTFEN Küçük çocuklara, kalp ve benzeri hastalığı bulunan kişiler bu resimleri bakmasın!!!

ŞÜKÜR ED(E)BİLMEK !!!

Bu yazıyı ve resimleri hazırlarken ağlamamak mümkün mü? Tek amacımız Rabbimizin bizlere verdiği nimetlere, sağlığa şükrümüzü hatırlatmak ve nijerdeki müslüman kardeşlerimizin hallerini bir nebze olsun sizlere gösterebilmek, çünkü afrikadada olsa onlar bizim kardeşimiz…
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Açlıktan kemikleri sayılan nıjerli bir çocuk, peki ya bizler??? Yediğimiz önümüzde, yemediğimiz arkamızda, ayrıca israf ettiğimiz ekmek ve çöpe attığımız yemekleri de unutmayalım!!!
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Yukarıdaki resimde cennetden 3 melek görüyorsunuz. Düşünsenize bu çocuklarda sizin çocuklarınız gibi ana kuzusu...
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Bu çocuklarda sizin çocuklarınız gibi ana kuzusu ama bu ana kuzularının çogu bağırsak iltihabı ve kanlı ishal yüzünden bu dünyadan göçüyorlar...Bir düşünsenize bunlar sizin çocuklarınız olsa neler yapmazdınız? Ama nijerdeki anneler babalar su bile içmeye bulamıyorlarki, çocuklarına ilaç bulsunlar...
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
14 yaşındaki Nijerli Ahmet, sol kalçasındaki kemik tümörü yüzünden yardım için gelen doktorların yanına gelmiş ama ne çare birşey yapmak için artık çok geçti...ALLAH'ın izni ile bu insanlar cennetlik, çünkü bu halde bile şükürlerini unutmamışlar! Peki ya bizler???
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Fıtık ameliyatı olan bir çocuk ama bizim çocuklarımızdan bir fark ile...Türkiyeden gelen doktor amcalarının ona giydirdikleri beyaz kilotlar ama doktorlar tekrar kontrol geldiğinde ise yok olmuş bu kilotlar, doktor hemen çocukların annelerine sorar nerde kilotlar? Annelerin verdiği cevap: Bayramda, bayramlık elbise olarak giymek için çıkarttık, kirlenmesin diye... Yorumu size bırakıyorum...
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.
Resimin üstüne tıklayarak büyütebilir ve arkaplan resmi olarak kullanabilirsiniz.

Titreyin ve kendinize gelin!!!




EĞER BİR GÜN DÜNYA YA AİT ÇOK BÜYÜK BİR DERDİN OLURSA,




RABB'İNE DÖNÜP '' BENİM BÜYÜK BİR DERDİM VAR '' DEME !

DERDİNE DÖNÜP



''BENİM ÇOK BÜYÜK BİR RABB'IM VAR !''

DE!!!





Yayına Hazırlayan:
www.1hafta1ayet.com
http://www.1hafta1ayet.com/haber_oku.asp?haber=353

17 Temmuz 2009

Doğal Yaşamdan Güzel Çiçek Fotoğrafları

Doğal Yaşamdan Güzel Çiçek Fotoğrafları
Yine bizi bu stresli ortamlardan alıp uzaklaştıracak birkaç güzel fotoğraf. Herkes tatile gidemiyor gitse bile özellikle deniz kenarı tatil beldelerine yöneliyorlar. Bunlarda oralarda yok, en az deniz kadar güzel, en az kumsal kadar güzel bu yerler bu çiçekler. Dağların o termiz kokusu ile çiçekleri şöyle bir kokluyorsunuz içineze çekiyorsunuz ne terapi ama değilmi. Sesten gürültüden nemden uzak bol oksijenli dağ havası vallahi tavsiye ederim tatil yaparken kafanızıda biraz dinleyin.

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers

Amazing Beauty of Red Poppy Flowers
gelincik çiçeği,gelincik tarlası,çiçek,çiçek resimleri,çiçek fotoğrafları,beyaz çiçekler,dağ çiçeği,mor çiçek,kırmızı çiçek,sarmaşık,mavi çiçek,

03 Haziran 2009

Ağlamanın Yararlarını Biliyor Musunuz?

Size ağlamayın demeyeceğim; çünkü her gözyaşı şerden akmaz.” diyordu Gandalf, J.R.R. Tolkien’in unutulmaz eseri Yüzüklerin Efendisi’nde...

Sizin de özellikle stres altındayken içinizden kendinizi bir odaya kapayıp ağlayarak içinizi boşaltmak gelir mi? Bazı zamanlar ağladığınızda kendinizi daha iyi hissettiğiniz olur mu?

Cevabınız ‘evet’ ise, yalnız değilsiniz! RealAge.com.tr olarak size Dr. Leslie Beth’in ağzından bu durumun nedenleri aktarmak istedik:

‘’Çoğumuz şöyle güzel bir ağladıktan sonra kendimizi daha iyi hissederiz. Bu rahatlama duygusu hayali sayılmaz. Sağlam bir ağlama nöbeti duygusal yükümüzü içimizden atmamıza yardımcı olduğu gibi, bütün vücudunuzu da rahatlatabilir ve sakinleştirebilir.

Çeşitli gözyaşı çeşitleri vardır. Hepimiz duman, soğan, sis ve polenler gibi çevresel faktörler nedeniyle tepkisel gözyaşları dökmüşüzdür. Eğer dökmeseydik, gözümüz kuru ve aşırı hassas olacaktı. Bu tür gözyaşları refleks olarak oluşur ve gözümüzü oluşabilecek herhangi bir dışsal tehlikeye karşı korumaya yarar.”

Duygusal gözyaşlarımızın da vücudun kendi içinde oluşan bazı toksinlere karşı korumasına yaraması ise şaşırtıcı değildir. Soğan gibi dışsal faktörlere tepkisel olarak oluşan gözyaşlarının biyokimyasal bileşimi, duygusal gözyaşlarınınkinden farklıdır.

Duygusal bir deneyimden sonra ağladığımızda, gözyaşlarımızda biriken ve stresin neden olduğu proteinler çok daha yoğundurlar. Hatta William H. Frey, Muriel Langseth gibi kabul görmüş araştırmacılar, 1985’te yayımlanan ‘’Ağlamak: Gözyaşlarının Gizemi –Crying: The Mystery of Tears’’ adlı kitaplarında gözyaşının önemi hakkında yazmışlardır.

Başka bir deyişle vücudumuzun duygusal ya da fiziksel durumuna göre zehirli olabilecek hormonlardan kurtulması için ağlarız ve ağlama ihtiyacı duyarız. Aşırı stres hormonları bağışıklık, kilo alma ve psikolojik moda etki eder. Ağlamak ise sadece parasempatetik sinir sistemimizin, sempatetik sinir sisteminin acıya, kaçışa, kavgaya, krizlere hatta yoğun bir sevince verdiği tepkiyi yönetmesinin etkisini azaltmakta kullandığı metotlardan biridir.

Yani iyi bir ağlama nöbetinin, iyi haberlerle rahatladığımızda, aşırı bir şekilde sevindiğimizde, yas tuttuğumuzda veya korkutucu bir olaydan sonraki hislerimiz için en iyi (ve yutması en kolay) ilaç olduğunu söyleyebiliriz.

Tedbir olsun diye de söylemek gerek: Uzun süreli ve tekrarlanan ağlama hali, ciddi depresyon nedeniyle doktorun reçeteli olarak verdiği antidepresan ilaçların beyindeki kimyasal yapıyı değiştirmesiyle alakalı olabilir.

Ama genel olarak; gelecek sefer ağlamak istediğinizde, kendinizi ağlamaya bırakın gitsin. Unutmayın, ağlamak bir zayıflık göstergesi değildir.

RealAge.com.tr tarafından hazırlanmıştır.

23 Nisan 2009

'Solucan Yaşam iksirini' taşıyor olabilir

'Yaşam iksirini' taşıyor olabilir
Basit bir solucanın uzun ve sağlıklı yaşamın gizini taşıyor olabileceği bildirildi.

Daily Mail'deki habere göre, bilim adamları solucanlarda, oksijen azken bile hücreleri canlı tutan ve Alzheimer gibi hastalıkların sebebi olduğu düşünülen zehirli proteinleri bertaraf eden HIF adı verilen bir protein buldu.
Washington Üniversitesinden bilim adamları, solucanları, oksijen yetersizliği olmadığı zaman bile HIF proteinin vücutta bulunacağı şekilde genetik değişikliğe uğrattı.
Solucanların bu sayede sadece yüzde 30 daha uzun süre yaşamakla kalmayıp, hücrelerinin Alzheimer ve Parkinson gibi nöro-dejenaratif hastalıklarla bağlantılı olan tahrip edici proteinlere karşı görece daha bağışık olduğu görüldü.
Science dergisinde çıkan araştırmaya göre, vücudun, hipoksi etkisi olarak bilinen oksijen yetersizliğiyle mücadele etme mekanizması, hayatı daha uzun ve daha sağlıklı kılabilir.
Bilim adamları buradan hareketle, insan vücudunda aynı etkiyi göstererek insanların daha sağlıklı ve uzun yaşamasını sağlayacak bir ilaç geliştirilebileceğini belirtti.
Dr Matt Kaeberlein, "HIF'in yaşlanmayı nasıl yavaşlattığını ayrıntılı bir şekilde anlayabilirsek, bu bilgiyi insanlarda yaşla bağlantılı hastalıklar için tedavi yöntemi geliştirmede kullanabiliriz" dedi.
Bununla birlikte, hipoksi etkisine müdahale etmenin kanser riskini artırabileceği düşünülüyor.

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali