kuranı kerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuranı kerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2010

Kur'an Ve Namazla Ruhun Arındırılması...

"Sana vahyolunan Kitab'ı oku ve namazı kıl! Muhakkak namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Elbette zikrullah (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah, yapmakta olduklarınızı bilir." (Ankebut: 29/45)
Ayet-i kerime kısa olmakla beraber çok önemli konuları içermektedir. Ayet'in başındaki hitab her ne kadar Hz. Resulullah aleyhi's-salatu ve's-selam'ın şahsına yönelik de olsa, aslında bütün müminlere tevcih edilmektedir. Hitabın direk Hz. Resulullah aleyhisselatu vesselamın şahsına yöneltilmesi kuşkusuz meselenin ehemmiyetini daha bir artırmaktadır. Müminler olarak ciddi bir ferman-ı ilahi ile karşı karşıya olduğumuz muhakkaktır.
Ayet-i kerimede Kur'an tilaveti emredilmekte, namazın huşu içinde eda edilmesi istenmekte, hakkıyla eda edilen namazın müminleri her türlü hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyacağı müjdelenmekte, zikrullah'ın en büyük ibadet olduğu hatırlatılıp Allah (cc)'ın yapmakta olduklarımızdan haberdar olduğu bildirilmektedir.
….
"Sana vahyolunan Kitab'ı oku!..." Kur'an'ın okunması ve düzenli tilavet edilmesi emri, açık ve nettir. Bu ilahi emirle bütün Müslümanlar –kadın, erkek, genç, yaşlı- muhataptırlar. Her Müslüman gücü, kudreti, istidadı ve imkânı nispetinde Kur'an'ı öğrenme, anlama, yaşama ve yaşatmakla mükelleftir. Bu ilahi sorumluluktan bigâne kalmak, Müminin imanıyla ve imani sorumluluğuyla bağdaşmayacağı kesindir. Kur'an eğitimine en küçük yaştan başlanması zorunlu ve gereklidir. Yaş ilerledikçe bu işin zorlaşacağı ve hedeflenen verimin elde edilemeyeceği bir hakikattir. Bu toplum, her meslek grubuna mensup insanlardan daha ziyade, imanlarını ve İslamlarını öğretecek kurtarıcılara ihtiyaç duymaktadırlar. Onun için evlatlarımızı en küçük yaştan itibaren Kur'an'la yüzleştirmemiz, tanıştırmamız, sevdirmemiz ve aralarında ciddi bir bağ ve ünsiyet kurmamız gerekir. Öyle ki, bütün zamanlarını ve aldıkları nefeslerini, bu vahiy ikliminden değerlendirmeleri gerekir. Kur'an ortamının dışında değerlendirilen bütün zamanların ve tüketilen nefeslerin, şeytanların kucağında heder etme olasılıkları çok büyüktür. Şeytanın cirit atamadığı tek ortam, Kur'an'la meşgul olunan ortamlardır. Kur'an havasının hâkim olduğu alanlar, emniyetli ve selametli mekânlardır. Özellikle bu alanları çoğaltmamız ve bu selametli mekânlarla, gençlerimizin ve yaşlılarımızın muhafazasını sağlamamız gerekmektedir.
Kur'an tilavetiyle ilgili Muhammed Ebu Zehra, İmam-ı Şafii'nin görüşünü naklettikten sonra konuyu şu ifadeyle bağlıyor: "Fela kıraate min ğayri fehmin." Yani "Anlamadan yapılan kıraat, kıraat değildir" diyor. Hani, her harfinde on sevap beklediğimiz kıratın makbuliyeti için okuduklarımızı anlamamız gerekiyor. Elbette anlamayan Müslümanlar da günlük en az bir cüzlük virtlerini tekmil edecekler. Ancak okuduklarını anlamak ve kelam-ı ilahiyi fehmetmek için, ciddi çaba da sarf edeceklerdir. Bu konuda ileri sürülecek her mazeret geçersizdir. Her Müslüman istidadı nispetinde bu bereket dolu işten nasibini alacaktır. Toplumumuzun Arapçaya yabancı bırakıldığı bir hakikattir. Bu yabancılığın ilelebet devam etmesi gerekmez. Aksi takdirde Hz. Resulullah aleyhisselatu vesselamın Rabbine şikâyet ettiği kimselerin zümresine ilhak olmaktan kurtulamayız: "Peygamber der ki: 'Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'ı büsbütün terk etti."(Furkan: 25/30)
Burada okunması ve mucibince amel edilmesi söz konusu olan Kur'an'dır. Kur'an'ı çok iyi anlamalı, onun mantığını ve perspektifini kavramalı ve meselelere onun zaviyesinden bakmalıyız. Kur'an ve sünnet penceresinden meselelere bakılmadan keyfi görüşlerimizle verdiğimiz her çözümün yanlış olma olasılığı büyüktür; tesadüfen muvafakat etse bile, yine de muteber değildir. Bu sahih ve sarih anlayışı yaygınlaştırmak için, en temel ihtiyaçlarımızdan ve zaruretlerimizden fedakârlık yapıp bu işe daha çok imkânlar sağlamamız ve geniş alanlar oluşturmamız gerekir. İşin eğitim ayağı sağlamlaştırılmadan, ameli yönde pekiştirmeden, atılacak her adım boşluğa savrulacak ve neticesi akamet olacaktır. Onun için ilim havzalarını çoğaltmamız, mevcut halkalara yenilerini eklememiz gerekir.


"…Ve namazı kıl!..."
Önce Kur'an tilaveti emredildi, hemen akabinde de, namazın kılınması emredilmiş oldu. Zira Kur'an bilinmeden, namazın ikamesi ve hakkıyla edası mümkün değildir. Rabbimiz, namazın eksiksiz ve kusursuz eda edilmesini, erkânına riayet edilmesini ve huşu içinde kılınmasını emretmektedir. Namaz, İslam dininin çok önemli ve temel rükunlarındandır. Hatta namaz, İslam dininin direği olarak nitelendirilmiştir. İslam binasının direği olan namaz, sağlam olmaz ve muhkemlik arz etmezse, yapının ayakta durması ve varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Onun için Müslümanlar olarak, namaz farizasına çok daha itina göstermemiz, ağır ağır kılmamız, her rüknün hakkını eksiksiz vermemiz ve Rabbimizin huzurunda olduğumuz bilinciyle eda etmemiz gerekir.
İmam Fahreddin er- Razi, namaz konusunda diyor ki: "Namazın başı tekbir olan lafzatullah ile başlar ve sonu yine lafzatullah olan kelime-i şehadetle hitama erer. Onun için namaz kılan kimse bilmelidir ki, namazın ta başından sonuna kadar, Allah (cc) ile beraberdir. Bu hakikati bildikten sonra, namaz ile Mirac'a çıktığını da idrak etmelidir. Mirac'ından dönüp kardeşlerine yöneldiğinde onlara selam versin ve ayriyeten Rabbinin selamını da onlara iletsin."(Tefsirü'l-Kebir'den)

Namazın, Mirac'da Hz. Resulullah aleyhisselatu vesselama bildirildiği ve ümmetine büyük bir hediye olarak takdim edildiğini biliyoruz. Hem de sidre-i müntehanın orada, Cebrail (a.s)'ın çıkamadığı ve mahiyetini ancak Rabbimizin bildiği bir yerde, Resulüne bildirmiştir. İşte günde beş vakit, Müminler, namazlarının manevi ruhuyla Cebrail (a.s)'in çıkamadığı bu lahuti mekâna çıkar, oranın bereketiyle kuşatılıp, o eşsiz hazzı yaşayarak, Rablerine en yakın olma derecesine ulaşmış olurlar. Hem öyle bir kurbiyet ki, secdeye vardıklarında, aralarında bir tek "Rida-ı Kibriya" kalır. Eğer dünyada hiçbir kulu tarafından görülmeyeceği hükmü ilahisi olmasaydı, secdede kullarıyla arasındaki o perdeyi de kaldırır ve Cemalini arz ederdi. Ama biliyoruz ki dünya, O'nun Cemalini kaldıracak yapıda değildir. Bu fasıl ahirette, cennetliler cennete girdikten sonra en büyük lütfu olarak tecelli edecek ve dünyada secde edenler için gerçekleşmeyen in'amı sermedi gerçekleşecek ve Müminler Cemal-i ilahiye meftun olup, mest olacaklardır…
Namaz konusuna, toplum olarak çok ihtimam gösterdiğimizi iddia etmek çok zordur. Özellikle cemaatle ve camilerde eda etme konusunda, tavizsiz olmamız ve gereksiz mazeretlerin arkasına sığınmamamız gerekir. Allah (cc)'ın mescitlerinden ve büyük cemaatlerle namaz kılmanın ne kadar büyük bir ilahi lütuf ve cennet-i haz olduğunu, zorunlu olarak bu ortamlardan uzak olanlar çok daha iyi anlarlar. Cemaat konusunda birbirimizi teşvik edici olmamız ve hatta mutlaka bunu sağlamaya çalışmamız gerekir. Zira Hz. Resulullah aleyhisselatu vesselam, bir vakit olsun cemaate gelmeyenleri mutlaka sorar ve önemli bir mazeretlerinin olduğunu anlardı. Değilse müslümanlar, camiden ve cemaatten geride kalamazlar! Cemaatsiz bir Müslümanlık, mercekle aransa, İslam'ın müktesebatı içinde bulunması çok zordur.

"…Muhakkak namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar…"
İbn-i Mesud (ra) dedi ki: "Eğer bir kimseye namazı, iyiliği emredip kötülükten alıkoymuyorsa, o namaz, Allah (cc) katında sadece onu Allah (cc)'tan uzaklaştırmayı artırır." (Taberi Tefsiri) Huşu ile eda edilen ve erkânına riayet edilerek kılınan namaz, mutlaka sahibini kötülüklerden ve fuhşiyattan koruduğu gibi, iyiliklere ve güzelliklere de yöneltir. Enes b. Malik(r.a)'den rivayet edildiğine göre Ensar'dan bir genç, Hz. Resulullah aleyhisselatu vesselam ile beraber namaz kılardı, ancak hayâsızlıklardan ve hırsızlıklardan da vazgeçmezdi. Bu gencin durumu Hz. Resulullah aleyhisselatu vesselam'a hatırlatıldı, buyurdu ki: "Şüphesiz namaz onu bu tür kötülüklerden alıkoyacaktır." Fazla zaman geçmeden genç tevbe edip durumunu düzeltti. Bunun üzerine Hz. Resulullah aleyhisselatu vesselam "Size demedim mi!" buyurdu. (Kurtubi Tefsiri)
"…Zikrullah, (ibadetlerin) en büyüğüdür..."
Zikrullah, Kur'an tilavetidir, namaz'dır ve diğer bütün ibadet ve taatlerdir. Hayatını şeriatın sınırları dâhilinde değerlendiren ve hududullah'ı muhafaza eden bir mü'min, ömrünü zikrullah ile geçirmiş ve doğal olarak kulluğun zirvesine çıkmış olur…  Faruk HAMZA
Kaynak Ve Yazar Faruk Hamza (inzar Dergisi 69. Sayı)

Bilgisayar ekranından Kuran Okumak İsteyenler

Bilgisayar ekranından Ahmet Hüsrev Hattı ile kuran okumak istiyorsanız aşağıdaki linki tıklamanız yeterli.

Bilgisayar hattına en yakın, yalın ve sade olan bu hat ile kuran okumak çok kolay.

http://tilavet.hayrat.com/C97A1E67-A3E5-4703-A91A-50FF6BD649C7/default.aspx

İnternetten Kuran-ı Kerim Öğrenme (Elif Ba) 

http://www.islamilmihali.net/online-kurani-kerim-ogrenme-elif-ba.html

https://feedads.g.doubleclick.net/%7Ea/jNWVRCMAgyPIvJoWulL66OnYKsI/jFVIbkhl84vgGM7i4MJWDKAr_jY/0/pa

https://feedads.g.doubleclick.net/%7Ea/jNWVRCMAgyPIvJoWulL66OnYKsI/NJrU_v2PIW8Aios2JGJH51IyvTA/1/pa

https://feedads.g.doubleclick.net/%7Ea/jNWVRCMAgyPIvJoWulL66OnYKsI/xwmC4xo_heF_OSEeLfxmWxsHU2c/0/pa

https://feedads.g.doubleclick.net/%7Ea/jNWVRCMAgyPIvJoWulL66OnYKsI/npyIQ4QVo8H_3X-jCFBiP5Kv4XI/0/pa

09 Haziran 2010

Kur'an-ı Kerim'den kopuş ve Yüce Kitab'a hakaret

Yaşananlhafizlararı duyuyorsunuz. Farkındaysanız, pusulasını kaybetmiş bir idareci kesimi ve onların ahlakının genleriyle oynadığı bir toplumla yüz yüzeyiz.
Malumunuz, pusula yön bulma aracıdır ve Müminin pusulası Kur'an-ı Kerim'dir. Mümin ona bakarak neye doğru, neye yanlış diyeceğini belirler. O, elimizde olmadan o bize rehber olmadan dünyayı nasıl anlayabiliriz ki?
Kur'an-ı Kerim ölçü alınmayınca, neredeyse bazı kişileri aklamak için, haramları helal ve tabii diye ilan edecekler.
Ne olmuş ki diye soruyorlar? Gerçekten de Kur'an-ı Kerim'in ölçüleri dikkate alınmayınca ortada kabahat diye bir şey kalmıyor. Namus, haysiyet, şeref, onur hepsi sadece birer kelime oluveriyor.
Onların Kur'an-ı Kerim'e karşı mücadele etmelerinin nedeni de buydu işte. Kur'an-ı Kerim olmayınca, onlar artık dilediklerini yapabilirler ve bunu kınamak için de bir neden kalmaz. Toplum tepkisi diyeceksiniz. Toplum tepkisi ancak Kur'an-ı Kerim ölçü alınınca söz konusu oluyor. Kur'an-ı Kerim'den uzaklaşmış bir toplum, günahları ne diye kınasın ki?
Bakın, bir anket şirketi sahibi, CHP seçmeni için "Hepsi, okumuş kesimdir. Okumuş kesim, böyle meseleleri önemsemez, oy vermeye devam eder" diyor. Peki, okumuş kesimimiz ne durumda? Bu adam neden okumuş kesimin duyarsızlığını gündeme getiriyor?
Hemen Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Mehmet Dönmez'i dinleyelim. Prof. Dönmez, geçen gün katıldığı bir programda aynen şunları söylüyordu: "Bir üniversitede konferans verirken küçük bir anket yaptım; üniversite öğrencilerinin yüzde kırk beşinin hayatında bir kez bile Kur'an-ı Kerim'e el sürmediğini belirledim."
Yüzde kırk beşi Kur'an-ı Kerim'e el sürmeyen bir okumuş kesim… Ki Dönmez Hoca, bu anketi elli yıl önce yapsaydı bu oranın yüzde seksenleri bulduğunu görürdü. İşte bu okumuş kesim, günahı alkışlayabiliyor, namusu ve şerefi üzerine yemin etmiş bir politikacının malum durumunu tabii görebiliyor.
Ama sadece okumuş kesim mi? Hayır, biz bütün bir toplum, duyarsızlaşıyoruz. Pusulamızın özünü kaybediyoruz.
Bakın aynı anket şirketinin sahibi "Türkiye'de 1980'den beri değer yargıları çok değişti. Bugün daha beter diziler toplumun büyük kısmını ekran başına topluyor. O nedenle toplumun büyük bir kısmının bu tip şeylerle ilgilendiğini zannetmiyorum" diyor.
Anketçiye bakın, sanki toplumsal mühendisliğin mimarı… Belli ki toplumu yoklaya yoklaya yol almayı kararlaştırmışlar. Bakıyorlar ki diziye tepki gösteren yok, gerçeğini öne sürüyorlar.
Hani eskiden, toplumumuzda mukaddesat vardı: Din, namus, mal (vatan), can. Bu mukaddesatlar içinden din ve namus çıkarılmış; söz konusu adam, bu ikisine artık yer yok demeye getiriyor.
Onun bu sözlerini okurken, bizim yöremize döndüm ve yakın dönemimizi hatırladım: Hani eskiden namus cinayeti, bugün töre cinayeti denen vakalar yaşanıyor yöremizde.
Bir de bakıyorsunuz ki bu vakalarda adı geçenler için anma törenleri düzenleniyor, hatta büyük şehir belediyesi onlardan birinin adını bir parka verebilmiş.
Bir haksızlık varsa ona karşı çıkabilirsiniz ama söz konusu kişileri kahramanlaştıramazsınız; onlar adlarına gösteriler yapılacak, adları mekânlara verilecek kişiler olarak görülürse yeni kuşaklara hangi değerleri anlatacağız?
Belli ki bizi Kur'an-ı Kerim'den koparanlar, bir seferberlik içinde bizi adeta sınıyorlar; önce önemsiz diyeceğimiz hakaretler, toplumsal ahlakın genlerinin değiştirilmesi, toplumun duyarsızlaştırılması ve en son bütün mukaddesatın çiğnenmesi… Bu kadar da olmaz demek istiyorum ama ne yazık ki proje aynen böyle?
Bu yazı için, hazırlık yaparken duydum: Erbil'de ve Norveç'te Kürt olduğu iddia edilen bir grup genç tarafından Kur'an'ı Kerim'e yönelik ağır hakaretler yapılmış. Anlatılanlar doğruysa, Erbil'de yayınlanan Weran dergisi bu işi organize ediyormuş ve eylem bugüne kadar defalarca tekrarlanmış.
Gerek Weran dergisinin gerek olayı haberleştiren sitelerin Envanjelist Hıristiyanlarla ilişkisi tespit edilmiş ki bu Hıristiyan gruplar, aynı zamanda Yahudilerle sıkı bir dostluk içindeler ve MOSSAD adına çalışabiliyorlar. Söz konusu site, haberi "Kürtlerin Irak ve Norveç'te Kur'an'a hakaret etmeleri Kürtlerle Sünni Araplar arasında gerginliğe yol açtı" başlığı altında vermiş. Bu başlığın neresine bakarsınız, yönlendirme ve provokasyon kokuyor.
İşin, bir düşman oyunu olduğu her hâlinden belli; düşman, düşmanlığını yapar. En yaralayıcısı, aramızdan imanları çalınan gençlerimizin bu işte kullanılmasıdır. Olamaz, diyemiyoruz; çünkü 90'lı yıllarda benzeri olaylar Batman ve başka yerlerde de yaşandı.
Olamaz diyemiyoruz, çünkü yöremizdeki Marksistlerin dine yönelik bakışlarını gençlere aşılamak için Alman Diktatör Hitlerin faşist propaganda taktiklerini kullandıklarını biliyoruz. Bu propaganda taktiğinde, doğru yanlış diye bir şey yoktur. Tam anlamıyla ölçüsüzlük vardır. Sözde kendi davasına hizmet edecek her yalan, her eylem, her kötülük meşrudur.
Ne yazık ki Marksist yazarların, halkçılık maskesi altına gizlenip din düşmanlığını yapanların, gençlerimize okuttukları tarih kitaplarında Kur'an-ı Kerim düşmanlığı, İslam düşmanlığı, Peygamber düşmanlığı neredeyse her sayfada vardır.
O kitapların ürünü bugün MOSSAD'ın oyunlarına gelebilecek gençlerdir. Fitne ve fesada ön ayak olabilecek gruplardır.
Soğuk Savaş dönemi ürünü olan bu kitapları, bu yalanla, iftirayla örülmüş eserleri hâlâ vitrinlerine koyanlar, gençlerimize okutanlar, bilsinler ki artık din düşmanlığı dünyada prim getirmez. Selahaddin-i Eyyübi evlatlarını dinlerinden uzaklaştırmak, onları Kur'an-ı Kerim'e hakaret edenler sınıfına taşımak kimseye bir şey kazandırmaz.
Eğer ahirete inanmıyor da her şey dünyadır diyorlarsa bilsinler ki Kur'an-ı Kerim'e hakaret, Kürtleri kendi coğrafyalarında yalnızlaştırmaktan, halkımız arasında fitne ve fesada yol açmaktan başka bir iş görmez.
Eğer, "Bu halk, hâlâ Kur'an-ı Kerim'e değer veriyor mu?" diye bir sınama yapılıyorsa, çevremizdeki toplumların bu sınamayı 80–100 yıl önce yaptıkları ve bundan fitne fesattan başka bir şey biçmediklerini biliyor olmalılar.
Çevremizdeki toplumlar, Kur'an-ı Kerim'i ölçü almaktan uzaklaşınca ne elde ettiler ki, Yahudi ve Hıristiyanların değirmenine su taşıyarak, toplumlarını baskı altına alarak nereye vardılar ki biz varmaya çalışıyoruz?
Onlara diyoruz ki,
Gelin, o kitaplarınızı gözden geçirin ve o satır aralarına Hitler mantığıyla serpiştirdiğiniz kelimeleri çıkarın, eğer Allah'tan korkmuyorsanız, ahirete inanmıyorsunuz ki bilin ki bu toplumun dünyası da ancak Kur'an-ı Kerim'le güzelleşir. Yok, eğer bu toplumu beğenmiyorsanız, bu toplumun düşmanlarıyla bir olup onun din, namus adına ne değeri varsa ona karşı savaşıyorsanız bu toplumdan olmadığınızı ilan edin.
Durum hakikaten vahim! Ancak, çaresiz değil. Çare Kur'an-ı Kerim'dir ve bu yönde güzel gelişmeler de vardır. Bugünün haberlerine bakıyorum: "Darıca'da Kur'an-ı Kerim'i hıfzeden 17 kız çocuğuna Hafızlık taçları babaları tarafından başlarına kondu."
Kur'an tacından güzel taç mı olur? Ne yazık ki yöremizde Kur'an-ı Kerim hafızlığı yaygın değil, özellikle kız çocukları hafızlık bir yana çok azı Kur'an-ı Kerim okuyor. Bizim, Kur'an-ı Kerim'e karşı saldırılara vereceğimiz cevapların en güzeli, çevremizdekilere Kur'an-ı Kerim öğretmemizdir.
Rabbim, bu büyük hizmeti hepimize nasip eylesin!

24 Temmuz 2009

Kuran'ı parmaklarıyla öğreniyorlar

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/449620090723110526811.jpg

Görme engelli kız öğrenciler, Kur'an-ı Kerim'i parmak uçlarıyla dokunarak ve gönül kalplerini açarak öğreniyor.

Braille alfabesiyle ilahi mesajın çağrısını çözen görme engelli 6 kız öğrenci, Ramazan ayı bitimine kadar, Kur'an-ı Kerimi hatim edeceklerini söylüyor.

Kırıkkale'nin Çarşı Camii'nde çalışmalarına devam eden öğrenciler, bir birlerinden güç alarak, Kur'an-ı Kerimi okumanın hazzına varıyor.

Görme engelli olmalarına rağmen, parmaklarındaki dokunma hissi ile Kur'an okuyan öğrenciler, "Parmaklarımız aracılığı ile Kur'an okuyup Rabbimize kalbimizi açıyoruz" diyor.

Kırıkkale Görme Engelliler Derneği ve İl Müftülüğü tarafından açılan kursta yer alan kızlar, her gün 2 saat çalışarak Kur'an-ı Kerimi daha çabuk öğrenmeyi hedefliyor.

"Görmemek benim için bir imtihan" diyen Nefise Aktaş, "Kursa geldikten sonra Braille alfabesi ile Kur'an-ı Kerim okumayı öğrendim. Parmaklarımla ayetlere her dokunuşumda Rabbim ile konuştuğumu hissediyorum. Okurken O'nunla baş başa kaldığımı düşünüyorum. Her dokunuşta Allah'a daha yakın olduğumu idrak ediyorum. En büyük hedefim hafızlığı tamamlamak. Daha sonra da öğrendiklerimi başkalarına öğretmek istiyorum." diye konuştu.

`Her insanın olduğu gibi özürlülerinde de Kur`an-ı Kerimi okumaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Kur'an öğreticisi Halime Arabacı, "Kabartmalı harflerle okumayı öğrendim. Ardından görme özürlü arkadaşlarıma öğretiyorum. Bunun yanında gözleri gören herkesin Kur`an okuması gerekir. Bu bir ihtiyaçtır." şeklinde konuştu.

Görme engelli öğrencilerin hocası Gülten Cengiz de, "Görme özürlü olan bir kimse için parmak uçlarındaki hisler vasıtasıyla bir şeyler okuyabilmek çok güzel bir duygu. Öğrencilerimiz Kur'an okuma hevesiyle kısa zamanda Kur'an'ı öğrenip ezberleyebiliyorlar." dedi.

"Özürüm bana ödül oldu" diyen özürlü Cengiz İlkbahar ise, "4 çocuk babasıyım ve 40 yaşında Kur'an-ı Kerimi öğrendim. Özürlüyüm diye hiç isyan etmedi. Hep dualar ettim. Kur'an-ı Kerimi öğrendikten sonra şükrüm iki kat daha arttı. Sağlam olan insanlara, Kur'an-ı bilmeyenlere ve ibadet etmeyenlere sesleniyorum. Gelin Kur'an-ı öğrenin ve ibadet edin. Çünkü Allah (cc), her tarafta ve sizin bir adım atmanızı bekliyor. Siz bir adım atınca O, on adım atacak." dedi.

23 Haziran 2009

Murşit 5 İslami Egitim DVD

Murşit 5 İslami Egitim DVD

AYDINLANMAYI DİLEYENLERE Mürşit 5, 150 cilt İslami kaynak içermesi, bütün işletim sistemlerinde çalışabilmesi, İslamiyet ile ilgili öğrenmek istediğiniz her şeye anında ulaşabilmenizi sağlaması, Kur'an okumayı, abdest almayı ve namaz kılmayı kolayca öğretmesiyle benzersiz bir program.
Hem Bir Okul Hem Bir Kütüphane

MÜRŞİT 5

AYDINLANMAYI DİLEYENLERE Mürşit 5, 150 cilt İslami kaynak içermesi, bütün işletim sistemlerinde çalışabilmesi, İslamiyet ile ilgili öğrenmek istediğiniz her şeye anında ulaşabilmenizi sağlaması, Kur'an okumayı, abdest almayı ve namaz kılmayı kolayca öğretmesiyle benzersiz bir program.
Hem Bir Okul Hem Bir Kütüphane

KURAN-I KERİM

•Diyanet'ten Onaylı Orjinal Metin
•Dört Adet Türkçe Meal - Prof.Dr. Suat Yıldırım, Türkiye Diyanet Vakfı- Komisyon, Ömer Nasuhi Bilmen, Elmalılı Hamdi Yazır
•İngilizce Meal - Yusuf Ali
•Almanca Meal - Prof. Dr. Muhammed Resoul
•Fransızca Meal - Prof. Dr. Suat Yıldırım (Komisyon)
•Rusça Meal - Türkiye Diyanet Vakfı
Doç. Dr. Fazıl Karaoğlu
•İki Adet Türkçe Tefsir - Ömer Nasuhi Bilmen, Elmalılı Hamdi Yazır
•Üç Adet Hatim - Davut Kaya, A. Abdüssamed, M. Emin Ay
•Seslendirmeli Türkçe Meal (Suat Yıldırım)
Okuyan: Yusuf Ziya Özkan
Mürşit kütüphanesinin baş kitabı tabii ki Kur'an-ı Kerim.
Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan onaylı orjinal metnin ardından 4 Türkçe meal geliyor.
Yabancı kullanıcıları göz ardı etmeyen programda ayrıca İngilzce, Almanca, Fransızca ve Rusça meal de var.
Türk müfessirler arasında otorite kabul edilen Elmalılı Hamdi Yazır ve kıymetli alim Ömer Nasuhi Bilmen'in sekizer ciltlik tefsirleri de Kur'an bölümünün diğer mühim kaynakları.
Bu bölümün en önemli işlevlerinden biri de Kur'an-ı Kerim'i üç ayrı sesten; Abdussamed, M. Emin Ay ve Davut Kaya'dan dinleyebilme imkanı sunması. Üstelik dilerseniz Suat Yıldırım'a ait Türkçe meali de Yusuf Ziya Özkan'dan dinleyebilirsiniz.
Kur'an'ı dinlerken ekranda okuna imleçle takibini daha kolay yapabilir; ayet ya da sure ezberlemek için liste oluşturabilir; istediğiniz sayıda ve hızda tekrar ettirerek kolayca ezber yapabilir; okuma hızınızı arttırabilir ya da azaltabilirsiniz.
Mürşit 5 ile sureleri harf, nuzül ve Kur'an'daki cüz sırasına göre okutmanız ve yazdırmanız mümkün. Aynı anda orjinal metni, mealini ve tefsirini görmeniz de Mürşit'in bir başka ayrıcalığı.

HADİS

•Riyazü's Salihin -İmam Nevevi
•Beş Yüz Hadis - Ömer Nasuhi Bilmen
•Kitap ve Sünnet - Asım Köksal
•Büyük Hadis Külliyatı- Rudani (Onbin Hadis)

Hadislere dayanak oluşturan ayetlerle örgülenmiş anlatımla, İslam'ı daha iyi anlayacaksınız.
Riyazü's Salihin ile, merak ettiklerinizi, konulara göre tasnif edilmiş ayet ve hadisler ışığında değerlendirecek;
Beş Yüz Hadis ile mutlaka bilinmesi gereken temel hadisleri ve tefsirlerini öğreneceksiniz.
Ve Hadisler bölümünü vazgeçilmeziniz yapacak Büyük Hadis Külliyatı. Ondört muteber hadis kitabına dayanarak ve tekrarlardan azami ölçüde kaçınılarak derlenmiş bu dev küliiyatla 11.000 Hadis-i Şerif bir tıkla elinizin altında. Ravi zincirleriyle yer alan ve konulara göre sınıflandırılan Büyük Hadis Külliyatı ile arayıp da bulamayacağınız hadis-i şerif olması artık imkansız. Hadis bölümü ile hayatınızı Efendimizi'n sünnetine en uygun şekilde yaşayabileceksiniz.

İLMİHAL

•İslam İlmihali - Mehmet Dikmen
•İslam İlmihali - Ömer Nasuhi Bilmen
•Şafi İlmihali - Halil Günenç
•Dini Bilgiler, Sualli- Cevaplı - Ömer Nasuhi Bilmen
•Fetvalar - Halil Günenç
•Namaz Hocası - Komisyon
•Evlilik Hayatı ve Mahremiyeti - A. Aydın
•Sorular ve Cevaplar - Hasip Asutay (Akaid, Oruç. Namaz, Kurban, Hac, Zekat, Öşür, Kadınlara Mahsus Haller, Alım-Satım ve Faiz, Helal ve Haram)
•Kadın ve Aile İlmihali - Dr. Dilaver Selvi;
•Hanımların Özel Halleri - Yrd. Doç. Dr. Kemal Yıldız

İbadetlerinizi daha kolay ve doğru yapacak, merak ettiğniz en ufak ayrıntıları dahi öğreneceksiniz.
Soru-Cevap bölümlerinde dinimizle ilgili aklınıza gelen her soruya eksiksiz cevap bulabileceksiniz.
Fetvalar’da ise günümüzde karşılaştığınız ve Kur’an’ın ışığında çözüme kavuşturmak istediğiniz meseleleri bulacaksınız.
Evlilik Hayatı ise evli olan ve evlenme yaşında olanlar için bir rehber olacak.

FIKIH

•Hukuki İslamiyye ve Islahatı Fıkhiyye Kamusu - Ömer Nasuhi Bilmen
•İlm-i Tevhid ve Akaid-i İslamiyye - Ömer Nasuhi Bilmen
•Günümüz Meselelerine Fetvalar - Halil Günenç
•Sorular ve Cevaplar - Hasip Asutay (Akaid, Oruç, Namaz, Kurban, Hac, Zekat, Öşür, Kadınlara Mahsus Haller, Alım- Satım ve Faiz, Helal ve Haram)

İslam Hukuku’na ait tüm meseleleri detaylıca bulabileceğiniz bu bölüm hayatınızın her anını İslam’a uygun yaşamanıza yardımcı olmak için hazırlandı.
Ömer Nasuhi Bilmen’in uzun yıllar İlahiyat fakültelerinde ders olarak okutulan ve İslam Hukuku alanında başvuru kaynağı kabul edilen Hukuk-i İslamiyye ve Istılahat-I Fıkhıyye Kamusu bu bölümdeki en önemli kaynaklardan biri.
Yine Bilmen’e ait olan İlm-i Tevhid ve Akaid-i İslamiyye ile de İman’ın Şartları bütün detaylarıyla kullanıcıların hizmetine sunulmaktadır.
İlmihal Köşesi’nde de yer alan Fetvalar ve Soru- Cevap eserleri ile günümüzde karşılaşabileceğiniz bütün dini sorularınıza cevap bulacaksınız.

TARİH


•Büyük İslam Tarihi ve Efendimiz'in (S.A.V.) Hayatı - Asım Köksal
•Peygamberler Tarihi - Asım Köksal
•Kerbela - Asım Köksal
•Tefsir Tarihi - Ömer Nasuhi Bilmen
•Ashab-ı Kiram - Ömer Nasuhi Bilmen
•Sure-i Fetih Tefsiri ve İstanbulun Tarihçesi - Ömer Nasuhi Bilmen
İnsanların atası, ilk peygamber Hz. Adem’den bugüne İslam tarihi hakkında bilmemiz gereken her şey bu bölümde.
Alanında bir şaheser olan ve merhum Mehmet Asım Köksal’a ait, uluslar arası birincilik ödüllü İslam Tarihi ve Efendimiz’in Hayatı ile Asr-ı Saadet’i yeniden yaşayacaksınız.
Peygamberimiz hakkında bilinen her şeyi bulabileceğiniz bu eserin yanı sıra, yine Asım Köksal Hocamız’ın Kerbela kitabıyla İslam Tarihi’nin bu dönüm noktasına ait bütün gerçekleri öğreneceksiniz.

TASAVVUF

•Sırr-ı Azam - Ahmed Yılmaz
•Marifetname - Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.
•Altın Öğütler - İmam Gazali
•Hak Yolunun Esasları - İmam Gazali
•Kimya-i Saadet - İmam Gazali
Bu bölümde, nefsi terbiye edip insanı kemale erdiren tasavvuf yolunun yolcularına ve taliplilerine rehberlik edecek temel kaynaklar yer alıyor.

DUA

•Efendimiz'İn Dilinden Dualar - A. Aydın
•Her Güne Bir Dua - Semine ve Senai Demirci
“Bana dua edenin duasına icabet ederim” buyuran Rabbimiz’in emri gereği her nefesimizi bir dua kılabilmek için, Semine ve Senai Demirci çifti tarafından hazırlanmış birbirinden güzel yakarışlar ve en makbul duaların sahibi Efendimiz’in dilinden dualar bu bölümde istifadenize sunuluyor.

ÇAY VAKTİ

•Dini Hikayeler - A. Aydın
•Rüya Tabirleri - Nablusi
•Mesnevi'den Hikayeler - Ahmet Kasım Fidan
•Erkek ve Kız Çocuk İsimleri - Komisyon
.
İnancın gerçek güç olduğunu anlatan ; Mesnevi’den seçme hikayelerle hakikate ulaşma yönünde bir adım daha atacaksınız.
İslami Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi ile gördüğünüz rüyaların yorumunu hemen öğrenebileceksiniz.
İsim Sözlüğü ile de çocuklarınıza isim koyarken anlamlarını kolayca öğrenebilecek, pekçok alternatifi bir arada bulabileceksiniz.

ARAMALAR

•Konu arama özelliği ile ilgilendiğiniz konuyla alakalı ayetlere, hadislere, ilmihal bilgilerine ve diğerlerine anında ulaşabilirsiniz.
•Tüm metinlerde Türkçe veya Arapça harf, kelime, cümle veya cümleleri aynı anda arayabilir; sonuçları istatistiki olarak görüntüleyebilirsiniz. Mürşit’teki 150 cilt kitabın arasından istediğiniz bilgiye ulaşmak Aramalar bölümüyle çok kolay.
Mürşit harf, hece, kelime aramasının yanı sıra konu araması da yapıyor ve merak ettiğiniz bir konuyu yazdığınızda ilgili ayetleri, meallerini ve tefsirini detaylıca size sunuyor.
İstediğinizde ekrana gelen Arapça klavyeden yararlanarak Arapça harf ya da kelimeleri de kolayca arayabilirsiniz.

KURAN KURSU

•Kuran Öğreniyorum - Sesli
Tecvid Öğreniyorum - Sesli
Dini Bilgiler - Sesli
Haz: Hasip Asutay, Ses: Kadir Temel
•Kur'an-ı Kerim'den Aşırlar
Okuyan: Hafız Kadir Temel, A. Abdussamed
•Cevşen - Okuyan: M. Said Özdemir
•Yakarış, Zerre-i Esrar-ı Fatiha ve Sofra Duası
Okuyan: İsmet Haraçcı Her yaşın kolaylıkla öğrenebileceği şekilde hazırlanan, Diyanet’ten onaylı bu bölümde Hafız Kadir Temel Hocaefendi’nin kusursuz anlatımıyla dilerseniz Kur’an-ı Kerim okumayı, dilerseniz bütün tecvid ve mahreç kurallarını öğreneceksiniz.
Daha kolayca anlamanız ve hafızanızda tutabilmeniz için temel dini bilgiler sesli olarak anlatılmaktadır. İmanın şartları, İslam’ın şartları, abdest, namaz, namazda okunan dualar ve sureler, oruç, hac, zekat, 32 farz, veda hutbesi, hatim duası, cevşen gibi konular sesli ve yazılı olarak yer almaktadır.
Temel Dini Bilgiler kısmı da bir ders gibi, sesli olarak hazırlandı.
Küçükler öğrenecek, büyükler pekiştirecek.


NAMAZ HOCASI

•Boy Abdesti (Gusül) Nasıl Alınır?
•Abdest Nasıl Alınır?
•Namaz Nasıl Kılınır?
Hanımlar ve beyler için ayrı ayrı anlatımlar
•Cuma, Bayram, Cenaze Namazlarının Kılınışı, Teyemmüm ve Sehiv Secdesinin Yapılışı
•Vakit Namazlarının Kılınışı
Ayrıntılarıyla tamamı görüntülü ve sesli anlatım
En son teknoloji kullanılarak hazırlanmış sesli ve görüntülü canlandırmaların yeraldığı Namaz Hocası Bölümü küçük büyük her yaştan kullanıcının istifade edebileceği şekilde hazırlandı.
Hanımlar ve beyler için ayrı ayrı namaz anlatımları , vakit namazlarının yanı sıra cuma, cenaze ve bayram namazlarının nasıl kılınacağı; abdest ve boy abdestinin nasıl alınacağı; teyemmüm ve sehiv secdelerinin nasıl yapılacağı, en ince ayrıntılarıyla anlatıldı.
Bu sayede küçüklerimiz abdest almayı, namaz kılmayı öğrenirken, yetişkinler de eksiklerini tamamlama imkânı bulacaklar.
Namaz Hocası Bölümü ile istediğiniz vaktin namazını kıldırarak, namazda okunan duaların ve surelerin doğru okunuşlarını öğrenebileceksiniz.

NAMAZ VAKİTLERİ

•Türkiye ve dünyadaki beşbin adet merkez için namaz vakitleri.
•Yeni merkezler eklenebilir.
•Vakitlerde ezan okur.
Artık namaz vakitlerini kaçırmak yok. Çünkü Mürşit 5, ekranınızın ortasında beliren uyarı penceresi ile vakitleri size hatırlatır ve dilerseniz ezan okur.
Hem de dünyanın neresinde olursanız olun. Çünkü bu bölümde beşbinden fazla Türkiye ve dünya merkezi için hesaplanmış namaz vakitleri var.
Tabi dilerseniz namaz vakti hesaplaması için yeni merkezler de ekleyebilirsiniz.
Ayrıca ekranda yer alan pusulayla kıble yönünü kolayca tayin edebilir, isterseniz aylık imsakiye çıktısı da alabilirsiniz.


EZGİLER

•Kur'an'dan Aşırlar - Kadir Temel
•Derviş Ahmed İlahi Grubu
•Mevlit - Okuyan: Mehmet Atici
•Türk Tasavvuf Musikisi -
•Esma'ul Hüsna - Mustafa Demirci
•Ey Allah'ım 3 - Sami Savni Özer
•Her Güne Bir Dua - Ses: Rıdvan Ağaoğlu
•Osmanlı Saray Müzikleri - Yolculuk
Başar Dikici
Bu bölümde bulunan 9 albüm ile ruhunuzu dinlendirecek, gerçek huzuru doya doya hissedeceksiniz.
Bu bölüm radyoların bile program yayını hazırlayabilecekleri işlevsellikte hazırlandı.
Birden fazla kanal oluşturabilir ve bu kanalları aynı anda dinleyebilirsiniz.
Kanallara farklı parçalar ekleyebilir ya da silebilirsiniz.

HATTAT

Türkçe ve Arapça harfler istenen renk, istenen yazı stili ve istenen büyüklükte yazılabilir.
Paragrafların yönü soldan sağa (Türkçe paragraf) ya da sağdan sola (Arapça paragraf) olabilir.
Türkçe metin içinde Arapça yazılabilir.
Arapça metin içinde Türkçe Yazılabilir.
Mürşit'te yer alan kitaplardan metinler aktarabilirsiniz.
Yazılan metni kaydedebilir, yazıcıdan çıktısını alabilirsiniz.

TEKNİK ÖZELLİKLER

Çalıştığı Ortamlar:

• Windows XP/VISTA,
• Mac OS X,
• Linux (Ubuntu 7.04),


Mürşit 5.0 için sistem gereksinimleri :

• 256 MB Ram (512 MB tavsiye edilir)
• 200 MB sabit diskte boş yer
• DVD-ROM Okuyucu, Ses Kartı, Hoparlör ve Fare.

Part 1
Part 2
Part 3
Part 4
Part 5
Part 6
Part 7
Part 8
Part 9
Part 10
Part 11
Part 12
Part 13
Part 14
Part 15
Part 16
Part 17
Part 18
Part 19
Part 20
Part 21

19 Haziran 2009

10 Altın Nasihat

10 Nasihat



1- Hergün okuyabildiğin kadar Kur'an oku, Peygamber (sav)'e de salatı çokca getir.

2- Beş vakit namaz ile velevki iki rekat ta olsa gece ve kuşluk namazına devam et.

3- Üzerine farz olan zekatı ver. Az da olsa hergün sadaka ver. Eğer verecek bulamaz isen bu vazifeyi güzel söylemekle yerine getir. Ramazan orucu ile beraber her ayda üçgün oruç tut.

4- Allah'ın sevdiklerinden olmak istemez misin? Peygamber'in Muhammed (sav)'i, O'nun Ailesini sev, anne ve babaya iyilik yap.

5- Sen:" Ya Rabbi, Ya Rabbi" deyipte, Allah'ın: "Evet Ey kulum, iste istediğin verilir" dediği kimselerden olmak istemez misin? Ohalde yiyeceğini temizle ki duan kabul olsun. İnsanlara kendinden daha insaflı ol. İnsanlara güzel ahlakla davran.

6- Duası kabul edilenlerden ve Kıyamet günü sayfası nurla parlayanlardan olmayı istemez misin? Kalbini temizle, "La İlahe İllallah" zikrini çok yap, günahlarına, mü'min erkek ve mü'min kadınlar için tevbe ve istiğfar yap. Allah'ı hatırlamaktan habersiz olanlardan olma.

7- Allah'a hamdeden, şükreden, O'na yakın olanlardan olmak istemez misin? Şu var ki kul: El-Hamdülillah, derse, Allah: " Kulum Bana hamdetti, Bana şükretti" der. Ohalde: el-Hamdülillahi ve Selamün ala İbadihillezinestafa" zikrini çokça yap.

8- Allah'a şükredenlerden ve Allah'ın neslini islah ettiği kimselerden olmayı istemez misin? O halde şu iki ayetteki duaya devam etmelisin:

a- " Rabbim, bana ve anama, babama lutfettiğin nimete şükretme, Senin beğeneceğin faydalı bir iş yapmamı gönlüme ilham eyle ve Rahmetinle beni iyi kullarının arasına koy". (Neml:19).

b- " Rabbim beni, bana ve anama, babama verdiğin nimete şükretmeye razı olacağın yararlı işleri yapmaya sevkeyle, benim için neslimden de salahı devam ettir. Ben Sana yöneldim, Sana teslim oldum." (Akaf:15).

9- Hem dünyanı hem ahiretini toplayan şeyi sana göstereyim mi? Ohalde Allah'ın emirlerini gücün yettiği kadar yerine getirmeye çalış: " Ey insanlar, ruku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. " (Hac:77).

10- Bütün herşeyin özünü göstermemi ister misin? " Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru istikamet üzere ol. "
__________________
Gençlik her ne kadar yaz çiçeğine benzesede arkasında ihtiyarlık,
kurumuş kış çiçeği gibi nöbetçi durmaktadır.

--

15 Mayıs 2009

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali