icat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
icat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2009

Tarih'in en kötü icatları

İngiltere’de yayınlanan bir kitapta tüm zamanların en başarısız icatlarını bir araya topladı. Kitapta yer alan başarısız icatlardan bazıları amatör mucitlerin eseri, bazıları ise büyük şirketleri milyonlarca dolarlık zarara sokan yenilikler.

İşte bu icatlardan bazıları :

Sandalyeden Uzay Mekiği: 1500’lü yıllarda Çinli bir memur olan Wan Hoo, kendi tasarladığı roketli hasır sandalyeyle Ay’a ulaşmayı denedi. Hoo, 47roket bağladığı sandalyeye oturdu ve yardımcılarına roketleri ateşlemeleri emrini verdi.

Roketler ateşlendiğinde büyük bir patlama yaşandı. Ardından üretilen mitlerde Hoo’nun uzayda yaşadığı söylendi ama yapılan araştırmalar talihsiz mucidin parçalara ayrıldığını ortaya koydu.

Ereksiyona çareyi hayvan testislerinde arandı: 19’uncu yüzyılda henüz testesteronun bilinmediği dönemlerde, Dr. Charles-Edourd Brown-Sequlard, ereksiyona çare olacağını düşündüğü, domuz ve köpek testislerinden hazırladığı bir karışımı kendisine enjekte etti.

Sequlard, hazırladığı karışım sayeseinde uzun yaşayacağını ve cinsel potansiyelinin artacağını düşünüyordu ama karışım hiç bir işe yaramadı.

Paraşüt Ceket: Uçan Terzi lakabı takılan Fransız Franz Reichelt, kendi tasarımı olan paraşüt ceketin ilk denemesi için 1912 yılında Eiffel Kulesi’ne çıktı.

İşler planladığı gibi gitmeyince, toplanan büyük kalabalık mucidin büyük başarısına değil ölümüne tanık oldular.

Uçan Araba: Wright Kardeşler’in 1903’teki başarılı uçuşununh ardından, Waldo Waterman adlı bir Amerikalı mucit uçan araba yapma işine girişti. 1930’lu ve 40’lı yıllarda süren uzun çalışmaları sonunda ‘Chitty Chitty Bang Bang’ adını verdiği aracı üretmeye başardı. Waterman, 6 metre uzunluğundaki ve saatte 180 kilometre hıza ulaşan arabası ile California’dan Ohio’ya uçmayı başardı.

Başarılı testlere rağmen yaşanan teknik aksaklıklar ve uçuş yasaları nedeniyle, Chitty Chitty Bang Bang ticari üretime hiç bir zaman geçemedi.

Anti-tank köpekler: II. Dünya Savaşı sırasında Sovyet Ordusu, Almanlar’ın güçlü tanklarına karşı zor durumda kaldılar. Bu duruma çare üretmeye çalışan Rus mühendisler ilginç bir yol denediler.

Sovyet ordusu aç bırakılan köpeklere, yemeklerini tankların altında bulmayı öğretti. Daha sonra patlayıcı bağlanan hayvanlar savaş alanına salındılar. Ancak köpekler, yemeklerini uzaktaki Alman tanklarından çok yakınlarındaki Sovyet tanklarının altında arayınca, Kızıl Ordu’nun kayıpları Naziler’den çok oldu.

Betamax: Teknoloji devi Sony, tarihindeki en büyük mali kayıplardan birini Betamax video formatı ile yaşadı. 1975’te geliştirilen Betamax, bir yıl sonra piyasaya çıkan VHS karşısında tutunamadı.

1975 yılında video pazarının tamamını elinde bulundurun Sony, 1981’de ancak yüzde 252ine sahipti.

TWIKE: 1980’lerin ortalarında, üç tekerlekli, pedallı bir araç olan TWIKE, şehir içi ulaşımda devrim yapacağı iddiasıyla tanıtıldı. 90’lardaki motorlu versiyonu saatte 85 kilometre hıza ulaşabiliyordu.

İlk bakışta iyi bir fikir gibi görünse de, aracın üreticisi isviçreli firma saadece 2 bin adaet TWIKE satabildi.

13 Temmuz 2009

Müthiş İcat Artık Askeri Arkadan Vuramayacaklar

Bilim adamları, ışığa çok duyarlı fiber optik kablolardan oluşturulan özel bir kumaş ile lenssiz kamera yaptı.

Ürün ticari olarak piyasa sürüldüğünde, örneğin askerler, savaş sırasında arkalarından gelebilecek tehlikeyi özel bir vizör ile görebilecek.

Massachusetts Institute of Technology'de görevli bilim adamlarının geliştirdiği ışığa duyarlı fiber optik kumaş, çevredeki yansımaları merkez bilgisayara ileterek görüntü haline gelmesine imkan tanıyor. Bu görüntüler, takılacak özel bir vizörden de izlenebiliyor.
NASIL ÇALIŞIYOR?
Bilim adamları test çalışmasında, ışık kaynağı ile fiber kumaş arasına, "Gülen Surat - :)" resmi yerleştirdiler ve bu özel kumaşı, elektriği yükselten bir amplifikatöre ve bilgisayara bağladılar. Fiber kumaş, ışık yoğunluğunu algılayarak bunu elektrik sinyallerine çevirdi. Bu sinyalleri alan bilgisayar özel bir algoritma ile siyah beyaz görüntü oluşturdu.

İlk aşamada olan çalışma, teknolojinin imkanları ile geliştirilerek çok çeşitli uygulamalar için kullanılabilecek.

Proje, ABD Askeri Araştırma Ofisi, Ulusal Bilim Vakfı ve Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) tarafından destekleniyor. AA

29 Mayıs 2009

Türk öğrenciden müthiş icat

http://images.ihlassondakika.com/www.ihlassondakika.com%2825206%29.jpg

Türk Öğrenci Ceren adını "Kurtarma Şişesi" koyduğu öyle bir icat yaptı ki, depremde, selde ve tüm tabi afetlerde salgın hastalıkların kökünü kurutacak...

İsveç Umea Üniversitesi bünyesindeki Dizayn Enstitüsü'nde master öğrencisi olan Türk tasarımcı Ceren Bagatar, deprem ve sellerin vurduğu afet yerleri ile temiz su sıkıntısı çeken gelişmemiş bölgeler için 'Rescue Bottle' (Kurtarma Şişesi)'ni geliştirdi.

Kirli suyu her açıdan temiz hale getiren icat sayesinde, savaş alanları ile sel ve depremlerin meydana geldiği afet bölgelerinde, temiz su yokluğundan kaynaklanan hastalıkların yayılması engellenmiş olacak.

http://images.ihlassondakika.com/www.ihlassondakika.com(25206).jpg

Kurtarma Şişesi'nin çalışması 'ters osmosis' prensibine dayanıyor. Su, özel bir zar aracılığıla daha yüksek yoğunluktaki bir bölgeden daha düşük yoğunluğa sahip bir bölgeye geçiyor. Buradaki özel zar, kirli sudaki gözle görülen ya da görülmeyen bütün katı, bozuk ve tehlikeli kısımları ayırıyor. Zarın öbür tarafında ise içilebilecek kalitede temiz su kalıyor. Sıradan bir filteden geçirilen ya da kaynatılan su, hala mikrop içerebilecekken, Kurtarma Şişesi'nde dönüştürülen su, tamamen mikroplardan arındırılmış olarak yeniden kullanıma sunuluyor.

Ceren Bagatar'ın buluşunun diğer bir kritik özelliği ise, kirli suyu temize dönüştürürken ishale neden olan maddeleri tamamen yok edebilmesi. Böylece arıtılmış sudaki 'besleyici' özellik daha da artıyor. Susuzluk yaşamış hastalarda, glukoz, sodyum klorür, potasyum klorür ve disodyüm hidrojen sitrat gibi maddeler, tedavinin gerçekleşmesi için vücuttan elimine edilir. Bağatar'ın geliştirdiği cihaz, kirli suyu temize dönüşütürürken bu maddeleri de imha ediyor. 'Eloktrolit' olarak da bilinen bu maddeler, su kıtlığının yaşandığı bölgelerde sıkça rastlanan akut ishal ve kolera vakalarında tedavi için vücuttan yok ediliyor. x

ULAŞILMASI GÜÇ YERLERE KOLAYCA TAŞINABİLİYOR

Kurtarma Şişesi, bir şarj ömrü boyunca 500 mililitre suyu temizleyebiliyor. 15 şarj süresinden sonra 7,5 litre temiz, güvenli ve berrak su elde edilebiliyor.

Ceren Bagatar, Kurtarma Şişesi'nin mülteci kamplarında ve afet bölgelerindeki çadır kentlerde kullanımının çok kolay olduğunu, değişik ağızlıklarıyla beraber 20 - 50 dolar'a mal olabileceğini söyledi.

Bagatar, Kurtarma Şişesi'nin ulaşılması güç bölgelere de kolaylıkla taşınabildiğini ifade etti.
İnternetteki bilim sitesi Softpedia'nın editörlerinden Florin Tibu, Kurtarma Şişesi'nin oldukça faydalı bir cihaz olarak dikkat çektiğini, mümkün olduğunca çabuk genel kullanıma başlanmasını ümit ettiğini kaydetti.

Ceren Bagatar'ın tasarımı, Mart ayında yapılan 'Küresel Su Krizine Çözüm' konulu Aspen Dizayn Yarışması'nda ilk 7'ye kaldı. Söz konusu yarışmaya 27 ülkeden 115 üniversite, 225 proje ile katılmıştı.

Kaynak: aktifhaber

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali