hırs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hırs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08 Temmuz 2009

HIRS FELAKETTİR

HIRS FELAKETTİR
Hangi konuda hırs gösterilirse gösterilsin, sonu felakettir. Balık denizde yaşar amma, denizi içmez. Gemi, denizde gider amma, suyu içine alırsa batar. Para da bizler için deniz gibi olmalı. Para sevgisi, hırsı içimize girerse batarız.

Parasız hayat yaşanmaz. Fakat para hırsı kontrol edilebilir. İnsan her şeyden evvel, kendini idare etmeye memur edilmiş. Dünya ve ahiret saadetinin sırrı, insanın kendi kendini Müslüman'ca idare etmesinde düğümlenmiş.

Peygamber Efendimiz hasır üzerinde uyurmuş. Abdullah b. Mesud bir gün O'na (sas) demiş ki;
"Anam babam sana feda olsun Ya Resulallah! Sana yumuşak bir döşek edinsek?" dedikten sonra;

Peygamber Efendimiz, "Benim, dünya ile olan misalim, halim, bir ağacın altında biraz gölgelendikten sonra onu bırakarak yoluna devam eden bir süvarinin misali, gibidir" buyurmuş.

İnsan doymak bilmeyen bir mahlûktur. İster ki bütün dünya onun olsun. Hâlbuki ne yapacak dünyayı? Yiyeceği birkaç lokma...

Âlim bir zat, talebesine demiş ki, "Bu bahçeye meyve ağaçları dik." Talebe de söyleneni hemen yapmış. Ağaçlar hızla büyümüş ve gelişmiş. Bol bol meyve vermiş. Bahçe sahibi, ağaçlara ve dallara adeta hürmet eder olmuş. O alim şahıs, bir gün talebesini ziyarete gitmiş. Bakmış ki sürekli bahçeyle meşgul oluyor. Ağaçların dallarını kırarak yere atmış. Talebe dehşet içinde, "Aman hocam, bir hata mı yaptık?" diye sormuş. O da, "ben sana, ağaçları bahçeye dik dedim, kalbine değil!" diye sitem etmiş.

Hırs, yani sınırsız büyümeler organlarımızdan bitkilere kadar her şeyde felakettir. Allah, yağmurdaki felaketleri kaldırmış, yağmuru rahmet olarak yağdırıyor. Rüzgârdaki felaketleri kaldırmış, onu faydalı hale getirmiş.

Durmak da felaket, durmadan koşmak da...

11 Haziran 2009

Rabb'imizin rahmetinden mahrum bırakan hallerimiz!


Rabb'imizin rahmetinden mahrum bırakan hallerimiz!

İnsan kendini, Allah'ın rahmetinden mahrum bırakan halleri terk etme yerine, alışkanlık haline getirip devam ettirme temayülündedir.


Böylece kendilerini zor durumda bırakan hallerinden dolayı insanlar yanında itibar göremez hale bile gelmekte, huzursuz bir hayat yaşayarak kendi kendilerini cezalandırmış bile olmaktalar.


1— Gurur ve kibir: İnsanlarla muhatap olurken kendini üstün, muhataplarını da küçük görme hali insanı, Allah'ın rahmetinden mahrum bırakan hallerin en başında gelmektedir.

2— Zulüm: Gücünün yettiği insanlara zulmetmek, zulmederek yaşamayı alışkanlık haline getirmek.

3— Kıskanmak: Allah'ın başkalarına nasip ettiği nimetlerden rahatsız olmak, her türlü değerli nimetlere kendini layık görmek.
4— Nankörlük: Allah'ın kendisine nasip ettiği nimetleri küçümsemek, şükür gerektirecek büyüklükte nimet olarak görmemek.

5— Düşmanlık: Kin, intikam ve nefret duygularıyla bakmak, bu duygularını tatmin için hep fırsat kollamak.

6— Hırs: Hırsı, bir ahlâk haline getirmek, hemen her konuda rahatsızlık verecek derecede hırs içinde olmak. Sahip olduklarına kanaat etme sevinci duymamak.

7— İsraf: Hayatını israf içinde yaşamak, çevreye israflı bir hayat yaşama örneği vermek.

8— İnat: Kendini nazara vermek için hep zıtlaşmayı esas almak, bunu da zevk alarak yapmak.

9— Anlaşma ve sözleşmelerine riayet etmeyi vazgeçilmez dürüstlüğü olarak bilmemek, menfaati gerektirdiği takdirde sözünde durmamaktan çekinmemek.

10— Aile büyüklerine ve yakınlarına karşı mükellefiyetlerini yerine getirmeyip mağduriyetlerine sebep olacak derecede ilgisizlikte bulunmak.

11— Hep kusur ve yanlışları araştırmak, bulduğu yanlışları da lezzetle anlatmak.

12— Münakaşadan, iddialaşmaktan, itham ve tenkitten hep zevk almak, bunları kendi başarısı gibi görmek, göstermek.

13— Halinden devamlı şekilde şikâyetçi olmak. Şikâyet ederek yaşamayı alışkanlık haline getirmek.

14— İnsanlar arasında laf götürüp getirmek, fertlerin ve ailelerin münasebetlerini bozacak konuşmalar yapmayı alışkanlık haline getirmek.

15— Gıybet: Dedikodu şeklindeki konuşmaları bir huy haline getirmek. Bu huyundan hep lezzet almak, gıybeti hayatının vazgeçilmezi haline getirmek.


Saydığımız bu kötü alışkanlıklar, insanı Allah'ın rahmetinden mahrum bırakan hal ve hareketlerin başında gelmektedir. Bu sebeple hemen herkes davranışlarını gözden geçirmeli, İlahi rahmetten mahrum bırakan hallerden kendini koruma gayretinde olmalı, tutum ve davranışlarını hep düzeltme mücadelesi içinde bulunmalıdır. Sizin de aynı fikirde olduğunuzu düşünüyorum. İnşallah yanılmıyorumdur...
AHMED ŞAHİN

--

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali