enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2009

Fonların doğalgaz oyunu: "Fiyatları uçuracaklar"

Fonların doğalgaz oyunu: "Fiyatları uçuracaklar"
Dünya doğalgaz fiyatları üzerinde hedge fonların oyunu tutarsa bu kış Türk halkı için de soğuk geçecek. Petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen son 12 gündür dünya doğalgaz fiyatları yüzde 37 oranında arttı.

Yatırım Bankası Goldman Sachs’ın analistleri kış aylarında doğalgazın fiyatlarının üç katına çıkabileceğini savunuyor. Eleştirilere uğrayan bu analizlere rağmen doğalgazın fiyatının 10 dolarlara oturtulmak istendiği konuşuluyor.

13 Temmuz 2009

Nabucco projesi nedir? Ne değildir?

Haber resmi

Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattıyla Hazar’daki enerji kaynaklarının batıya sevkedilmesinde bir enerji koridoru olarak görev yapabileceğini gösteren Türkiye’nin, AB açısından mevcut en hayati projesi, Hazar ve Ortadoğu doğalgazını Avrupa’ya sevkedecek Nabucco.

11 milyar dolarlık, yıllık 31 milyar metreküp kapasiteye sahip proje AB’nin, doğalgazda kaynak çeşitliliğini ve enerji güvenliğini artırmak için en ciddi alternatifi ve “doğu-batı enerji koridoru”nun en önemli ayağı. Hazar ve Ortadoğu doğalgazının Türkiye üzerinden geçerek, Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya’ya ulaşması hedefleniyor.

Projenin hayata geçmesiyle Türkiye bir yandan AB için en önemli transit ülkelerden biri haline gelecek, bir yandan da yüzde 60’ı aşan Rus doğalgazına bağımlığına karşı ciddi bir alternatif oluşturacak.

NTV'nin haberine göre; Nabucco konsorsiyumunda BOTAŞ’ın yanı sıra Macaristan’dan MOL, Romanya’dan Transgaz, Bulgaristan’dan Bulgargaz, Avusturya’dan OMV ve Almanya’dan RWE enerji şirketleri yer alıyor. Avrupa

açısından Nabucco, enerji güvenliğinin artırılması için en iyi seçenek. Zira, birden fazla ülkeden (muhtemelen 3 ila 5) Nabucco’ya doğalgaz pompalanması öngörülüyor. Böylece tek başına hiçbir ülke Nabucco’yu kontrol edemeyecek.

RUSYA'YA BAĞIMLILIĞI BİR SÜRE ÖNLEYECEK

Nabucco tek başına, AB’yi Rus doğalgazına bağımlılıktan kurtaracak bir proje değil. Ancak başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere Avrupa’daki doğalgaz üretiminin hızla azalması ve tüketimin artmasıyla her geçen yıl dışa daha bağımlı hale gelen AB’nin, Rusya’ya olan bağımlılığını bir süre için önleyecek bir proje.

AB’de doğalgaz tüketiminin 2030'a kadar yıllık ortalama yüzde 1.8 artması ve doğalgazın toplam enerji kaynakları içindeki payının yüzde 23'ten yüzde 32'ye yükselmesi bekleniyor. Birliğin üretimi ise 2010 yılında 225 milyar metreküpe, 2030 yılındaysa 147 milyar metreküpe gerileyecek. Bu tahminler ışığında, AB’nin doğalgazda yüzde 50 olan dışa bağımlılığı, 2030'a gelindiğinde yüzde 80'e çıkabilir. Bugün itibarı ile en fazla doğalgaz ithalatını, sırasıyla Rusya, Norveç ve Cezayir’den gerçekleştiren Avrupa Birliği'nin artacak talebini de yine Rusya, Afrika, Ortadoğu ve Hazar/Orta Asya kaynaklarından karşılanması planlanıyor.

İLK KEZ BOTAŞ GÜNDEME GETİRDİ

İlk kez Şubat 2002’de BOTAŞ tarafından gündeme getirilen proje çerçevesinde, hattın ilk aşamasının inşasının 2009, ikinci aşamasınınsa 2017’de başlatılması, ilk aşamanın 2012’de faaliyete geçmesi hedefleniyordu. Ortak Girişim Anlaşması'nın 28 Haziran 2005 tarihinde Proje Katılımcısı Şirketler tarafından imzalanmasının ardından 2005 yılı sonunda Nabucco Uluslararası Şirketi kuruldu. Ortakların eşit katılımıyla kurulan Nabucco Uluslararası Şirketi bu yıl çalışmalarını hızlandırıldı. Ayrıca güzergah ülkelerinde inşaat işlerini gerçekleştirip işletmeden sorumlu olacak Nabucco Milli Şirketleri kuruldu.

26 Haziran 2006 tarihinde Viyana'da imzalanan Bakanlar Beyanatı ile Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi'ne ülkelerin desteği ilk olarak güçlü bir şekilde dile getirildi.

5 Şubat 2008 tarihinde ise RWE firması Nabucco Şirketi'nin 6. ortağı oldu. İlk etapta boru hattının tam kapasite çalışması değil, yılda 8 milyar metreküp doğalgazı Avrupa’ya sevketmesi hedefleniyor.

Ancak projeyle ilgili belirsizlikler, hattın inşasının başlangıcını 2011’e, ilk aşamasının faaliyete geçmesini de 2014’e sarkıtmış durumda. Özellikle tedarikçi ülkelere ilişkin belirsizlikler, bu tarihin daha da ileriye atılabileceğine işaret ediyor.

EN BÜYÜK SORUNU: HATTI DOLDURACAK DOĞALGAZ YOK
Nabucco projesiyle ilgili en önemli sorun, hattı dolduracak yeterli doğalgazın henüz bulunmamış olması. Nabucco hattına ilk doğalgaz verecek ülke Azerbaycan. Bu nedenle Şah Deniz projesinin ikinci aşamasının tamamlanmasının beklenecek. Ancak Azerbaycan’daki kaynaklardan alınacak doğalgaz yeterli değil.

Azerbaycan'ın, yıllık ürettiği toplam 14.7 milyar metreküp doğalgaz, Nabucco boru hattının yarısını dahi dolduramıyor. Kaldı ki doğalgazın bir bölümünü iç pazarda tüketiyor, bir bölümünü de Rusya’ya satıyor. Bu nedenle Türkmenistan ve Irak doğalgazının da Nabucco ile Avrupa pazarına sevkedilmesi öngörülüyor. Sadece Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattının kapasitesi 16 milyar metreküp ve Gürcistan, doğalgaz miktarının yüzde 5’ini alma hakkına sahip. Bu nedenle mevcut koşullarda Nabucco’nun ancak yarı kapasitesine sahip olan Bakü-Tiflis-Erzurum hattının da, proje hayata geçirileceği zaman artırılması gerekiyor.

RUSYA VE İRAN'IN KATILMASINA ABD ENGELİ
Dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerine sahip iki ülkesi Rusya ve İran da coğrafi konumları itibarı ile projeye katılabilir. Ancak Rusya’ya olan bağımlılığın azaltılması istendiğinden ve İran ile nükleer programı nedeniyle yaşanan sorunlardan dolayı, bu iki ülkenin katılımına, başta ABD’nin baskısıyla AB ülkeleri de sıcak bakmıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Matt Bryza, “biz ABD olarak AB’nin Hazar doğalgazıyla enerji kaynaklarını çeştilendirmesi için Nabucco projesini destekliyoruz, İran gazıyla çeşitlendirmesi için değil” sözleriyle Washington’un tututmunu net olarak ortaya koymuştu. Ancak, tedarik sıkıntısının aşılmasında Türkiye, Rusya’nın ardından dünyanın ikinci büyük doğalgaz rezervlerine sahip İran’ı kilit ülke görüyor. Ancak bu konudaki nihai gelişme ve kararın, ABD-İran ilişkilerine bağlı olarak şekilleneceği aşikar.

IRAK: 'ÖNCELİKLİ OLAN KENDİ TÜKETİMİM'
Bir diğer tedarikçi olması beklenen Irak doğalgazıyla ilgili belirsizlikler de hala çok fazla. Nitekim Bağdat yönetimi, mevcut durumda iç tüketimin karşılanmasının öncelikli olduğunu ve bu aşamada Nabucco’ya verecek doğalgaza sahip olmadıklarını açıklamış, ancak ileride doğalgaz üretiminin artması halinde bunun mümkün olabileceğini bildirmiştir.

Bu aşamada Türkmen doğalgazının Hazar denizinin altından geçirilmesi öngörülen Trans-Hazar hattı üzerinden alınabilmesi Nabucco için neredeyse bir önkoşul. Orta Asya’nın en önemli doğalgaz üreticisi Türkmenistan, Nabucco boru hattına doğalgaz vermek için istekli. Ancak Rusya ve İran, böyle bir projenin Hazar Denizi’nin ekolojik dengesini bozabilecek bir çevre riski taşıdığını ve yapımı için kıyısı olan tüm ülkelerin onay vermesi gerektiğini savunarak, kendilerini devredışı bırakacak bu gelişmeyi engelliyor. Trans-Hazar ve Nabucco birbirini tamamlayan iki proje ve bu projelerin birinden vazgeçilmesi, diğerinin de hayata geçirilip geçirilmemesinde etkili olacak.

Nabucco’ya katılması öngörülen bir diğer ülke ise Mısır. “Ana” değil “tali” tedarikçi olması planlanan Mısır’dan başlayan boru hattının, Suriye’ye kadar olan kısmının inşası tamamlandı.

RUSYA'YA GÖRE NABUCCO SANAL BİR PROJE
Rusya, “sanal” olarak değerlendirdiği ve ekonomik açıdan uygun olmadığını iddia ettiği Nabucco projesinin hayata geçirilmemesi için girişimlerini yoğunlaştırdı. Rusya, 2007 ve 2008’de Kazakistan ve Türkmenistan ile, 2009’da ise Azerbaycan’la, daha fazla doğalgaz almak için anlaşmalar imzaladı.

Bu anlaşmalara ek olarak yine 2007’de Güney Akım projesi için İtalya ile birlikte anlaşma imzalayarak harekete geçmesi Nabucco projesini daha da zora soktu. Macaristan enerji şirketi MOL’u 2006 yılında almak için teklif yapan Moskova, bu gerçekleşmeyince, Mart 2007’de Güney Akım projesine dahil olması için Macaristan başbakanı Ferenc Gyurcsany ile anlaşmaya vardı.

NABUCCO'NUN EN ÖNEMLİ ALTERNATİFİ: GÜNEY AKIM
Rusya, Güney Akım projesine dahil olmaları için 18 Ocak 2008’de Bulgaristan’la anlaştı, birkaç gün sonra da Sırp petrol ve doğalgaz firması NIS’ın yüzde 51 hissesini alarak bu ülkeyi de Güney Akım projesine dahil etti. AB’nin ortak bir enerji politikası izlememesi de Rusya’nın işini oldukça kolaylaştırıyor. Yıllık 30 milyar dolarlık kapasiteye sahip olan Güney Akım, Nabucco projesinin en önemli rakibi/alternatifi olarak görülüyor.

İtalyan ENI şirketi, Rus Gazprom ile birlikte Güney Akım’ı gerçekleştirecek. Nabucco projesinden sonra ortaya atılsa dahi, bugün Güney Akım daha avatajlı konumda. Güney Akım’la ilgili birçok anlaşma sonladırıldı, ancak Nabucco ile ilgili nihai anlaşmaya henüz imza atılmadı. Hangi ülkelerin Nabucco’ya hangi miktarda doğalgaz sağlayacağı, projenin nasıl finanse edileceği ve hangi ülkenin hangi miktarda hattan doğalgaz alacağı dahi henüz kesinlik kazanmadı. Buna karşılık, AB ülkeleri Almanya, Fransa, İtalya, Bulgaristan ve Macaristan’ın yanısıra Sırbistan da Güney Akım’dan gaz alabilmek için Gazprom’la anlaşmalar imzaladı. Birçoğu bizzat Rus devlet Başkanlarının ziyaretlerinde imzalanan bu anlaşmalarla ilgili Vladimir Putin Şubat 2008’de “Ortaklarımız çok basit bir şey yapmalı. Hesap makinesini alıp, hangi projenin daha karlı olduğunu görmeli” sözüyle Nabucco’ya karşı ülkesinin sunduğu avantajları dile getirmiştir.

PUTIN: BORU HATTI İNŞA ETMEK İSTİYORSANIZ, DEVAM EDİN
Nabucco projesini dolduracak doğalgazın bulunmasının mümkün olmadığını iddia eden Putin, “eğer birileri toprağı kazıp boru hattı inşa etmek istiyorsa devam etsinler, bizim için sorun değil” sözleriyle, alaycı şekilde projenin geleceği olmadığını ima etmişti.

Rusya, başarılı bir stratejiyle, başlıca AB ülkeleriyle enerji alanında ayrı ayrı ortaklıklar ve işbirliğine giderek üye ülkelerin ortak bir politika izlemesinin önüne geçiyor. Birbirine rakip iki büyük boru hattı projesinden Güney Akım, Rusya’nın AB’ye kıyasla çok daha hızlı ve kararlı hareket ederek somut adımlar atması neticesinde, Nabucco karşısında avantajlı konuma geçmiştir.

26 Haziran 2009

Benzinde artık tavan fiyat uygulanacak

Yapılan tüm uyarılara rağmen bir türlü inmeyen benzin fiyatları EPDK'yı harekete geçirdi. Bugün açıklanan fiyatlar iki ay geçerli olacak.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) akaryakıt dağıtım ve bayi satışlarına yönelik "tavan fiyat" uygulamasına karar verdi.

EPDK'nıninternet sitesinde yayınlanan duyuruda, Kurulun 28 Mayıs 2009 tarihinde yapılan toplantısında Petrol Piyasasında faaliyet gösteren dağıtıcı lisansı sahiplerinin fiyat uygulamalarında en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa oluşumu dikkate alınmadığı anlaşıldığından, lisans sahiplerinin fiyat uygulamalarını söz konusu aykırılıkları giderecek şekilde düzenlemeleri için 20 Haziran 2009 tarihine kadar süre verildiği hatırlatıldı.

Buna göre haftalık toplantısı için bugün toplanan Kurul konuya ilişkin aldığı kararla Petrol Piyasası Kanunun 10. maddesi kapsamında kendisine verilen yetki ile tavan fiyat uygulamasını başlattı.

Bu kapsamda dağıtıcı ve bayi toplam marjları benzin için litre başına 25 kuruş, motorin için litre başına 30 kuruş, kırsal motorin için de litre başına 27,5 kuruş olarak düzenlenmesine ve güncellenmesine ilişkin formülasyon kurul kararında yayınlandı.

Kararın Resmi gazetede yayımlanmasının ardından, bugünkü fiyatlar itibariyle, yürürlüğe girmesi beklenen fiyatların 95 oktan benziniçin 3,04 lira, motorin için 2,49 lira, kırsal motorin için de 2,35 lira olması bekleniyor.

EPDK, akaryakıt dağıtım şirketlerinin uygulanan fiyatların kanuna ve serbest piyasa koşullarına aykırı olduğuna karar verirken, şirketlerin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 10 uncu maddesinin "Rafinerici ve dağıtıcı lisansı kapsamında yapılan piyasa faaliyetlerine ilişkin fiyatlar, en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa oluşumu dikkate alınarak, lisans sahipleri tarafından hazırlanan tavan fiyatlar olarak Kuruma bildirilir" hükmüne uygun hale getirmeleri için 20 Haziran 2009tarihine kadar süre vermişti.

Bunun üzerine de dağıtım şirketlerini fiyat uygulamalarına ilişkin tekliflerini EPDK'ya sunmuştu. Dağıtım şirketleri geçtiğimiz hafta için de benzin ve motorin fiyatlarında çeşitli oranlarda indirime gitmişti.

Etiketler: benzin epdk enerji fiyat mazot

23 Nisan 2009

Türkiye, güneş enerjisi teknoloji üssüne kavuşuyor

ODTÜ'de Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) mali desteğiyle, Türkiye'nin enerji ihtiyacının güneş santrallerinden karşılanmasını sağlayacak teknolojilerin geliştirileceği ''Güneş Enerjisi Araştırma Merkezi (GÜNAM)'' kuruluyor.

Merkezde, yüksek maliyet ve dışa bağımlılık gerektiren güneş santrallerinin yerli kaynaklarla ucuza geliştirilip yüksek kapasiteli elektrik üretimi sağlayacak teknolojilerin geliştirilmesi hedefleniyor.

GÜNAM Proje Koordinatörü ODTÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Raşit Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ODTÜ'nün güneş enerjileri teknolojileri üzerine 20 yıldır çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı.

Güneşin her yıl dünyaya 120 bin TerraWh enerji gönderdiğini, bu miktarın bugün dünyada harcanan yıllık enerjinin binlerce katı olduğunu ifade eden Turan, güneş enerjisinden etkin yararlanmak için geliştirilen teknolojilerin halen yüksek maliyetlerinin bulunduğunu, ancak dünya genelinde yürütülen yeni teknolojilerle maliyetlerin hızla aşağı doğru çekildiğini anlattı.

Türkiye'nin de büyük bir güneş enerjisi potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Turan, Türkiye'de güneşten elektrik enerjisi elde etmenin maliyetinin kuzey enlemlerdeki Almanya gibi ülkelerin maliyetlerinin yarısından az olduğunu belirtti.

Türkiye'nin enerji gereksiniminin yüzde 70'ten fazlasını ithal ettiğini anımsatan ve güneş enerjisinin Türkiye'nin enerji bağımsızlığını kazanması için sahip olduğu en önemli seçeneklerden biri olduğuna işaret eden Turan, ''Avrupa Birliği, 2020'de toplam enerji ihtiyacının yüzde 20'sini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı ve enerji sarfiyatını yüzde 20 oranında azaltmayı hedefliyor. Bunun için de güneş enerjisi teknolojilerine teşvikler getiriliyor'' dedi.

-''ÇOK SAYIDA ARAŞTIRMACI KATILACAK''-

AB'deki güneş enerjisi teknolojilerine olan yaklaşımların Türkiye'de de oluşmaya başladığını kaydeden Turan, GÜNAM'ın kurulum çalışmalarının DPT'nin sağladığı destekle başlatıldığını bildirdi.

Merkezde, öncelikle ODTÜ ve Türkiye'deki mevcut araştırmacılar arasında işbirliği ve koordinasyon ortamının yaratılacağını ve böylece tüm ülkede bu alanda yürütülen çalışmalara destek olunacağı bildiren Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''GÜNAM, çalışmalarını yönlendirmek ve merkezin sapladığı altyapının en verimli kullanımını sağlamak amacıyla Yönlendirme ve İşbirliği Kurulu oluşturdu. Türkiye'nin tüm bölgelerinden araştırmacıların ve özel sektör temsilcilerinin yer aldığı bu kurul, merkezin verimli çalışmasını sağlamak için görev yapacak.

Türkiye'de güneş enerjilerine yatırım yapmak isteyen çok sayıda firma var. Ancak bu firmaların çoğu halen teknolojinin içeriğini bilmiyor. Pek çok kişi, bu teknolojileri su ısıtma panelleriyle karıştırıyor. Oysa elektrik üreten güneş panelleri, farklı bilim ve teknoloji disiplinlerinin yer aldığı üretim sistemleri kullanılarak elde ediliyor.

Bu nedenle GÜNAM'da fizik, kimya, metalürji, elektrik ve kimya mühendisliği, mimarlık gibi bölümlerden çok sayıda öğretim yer alacak.''

-''HEDEF, YÜKSEK KAPASİTELİ GÜNEŞ TARLALARI''-

Merkezde özel sektörün ihtiyacına yönelik güneş enerjisi teknolojilerinin de geliştirileceğini bildiren Turan, ''Hedefimiz, yüksek kapasiteli (10-100 MW) güç istasyonları üretecek kurumların Ar-Ge ihtiyaçlarına karşılık vermek. Küçük bir hesapla Ankara'da 900 kilometrekarelik bir alanı güneş panelleriyle kapladığınızda, Türkiye'nin bütün enerji ihtiyacının karşılanacağını görürsünüz. Bu alan kullanılmayan topraklardan ve evlerin çatılarından rahatlıkla sağlanabilir'' diye konuştu.

Güneş enerjisinden elde edilen elektrik enerjisinin kullanımına yönelik teşvik hazırlıklarının Hükümet ve TBMM tarafından yürütülmekte olduğunu belirten Turan, pek çok firmanın gerekli teknolojisini geliştirmek için bu yasayı beklediğini ifade etti.

Turan, bu teknolojilerin yerli üretiminin de büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, ''Türkiye'nin bu konuda birdenbire dışa açık pazar olmaması için de ilgili kurumlar hassasiyet gösteriyor. Bu nedenle GÜNAM'da geliştirilecek teknolojiler, yasanın çıkmasının ardından daha da önem kazanacak'' dedi.

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali