cennet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cennet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Temmuz 2009

Sabır her yerde güzeldir; ama aile içinde bir başka güzeldir...

Rabb’imiz aile içinde sabır imtihanıyla karşılaşanlara büyük mükafatlar veriyor. Çünkü aile içindeki sabır, yuvanın mutluluğu uğruna göze alınıyor. Rabbimiz müslümanın yuvasının bozulmasını sevmiyor.

Evet, sabır her yerde güzeldir; ama aile içinde bir başka güzeldir…
- Neden aile içinde bir başka güzeldir?
Çünkü aile içindeki sabır sadece sabredenin kendisini değil, aile bireylerinin hepsini de ilgilendiriyor, bir bakıma yuvanın mutluluğu uğruna göze alınıyor bu sabır. Bu bakımdan aile içindeki sabrın değeri Allah yanında da bir başka özellik ve güzellik taşıyor…


Aslında ailede ideal olan, birinin ötekini sabra zorlamaması, ortak kararlarla hareket edip yine ortak kararlarla hayatın yaşanmasıdır. Ancak bu ideal maalesef her yerde, her zaman gerçekleşmiyor.


Çoğu yerde aile içinde birilerinin sabır kahramanlığını üstlenmesiyle yürüyor bu birliktelik. Bu durumda elbette iki taraf da eşit değildir. Sabra zorlayan zalim, sabretmeye mecbur kalanlar da mazlum durumuna düşüyor. Allah yanında ise zalimi bekleyen ceza, mazlumu bekleyen de mükafattır!..
Hem de nasıl mükafat?
Rabb’imiz aile içinde sabır imtihanıyla karşılaşanlara, başka ameliyle kazanamayacağı kadar büyük mükafatlar veriyor; hanımefendi sabrediyorsa sabrının şiddeti nispetinde Cennet hanımlarının ablalığı makamına doğru yükseltiyor, beyefendi sabrediyorsa Cennet gençlerinin ağabeyleri derecesine doğru yüceltiyor verdikleri sabır imtihanı sebebiyle.
- Neden bu kadar büyük mükafat veriliyor ailede sabır imtihanını verenlere?

- Çünkü Rabbimiz Müslüman’ın yuvasının bozulmasını sevmiyor, “En sevmediğim helal, boşama kelimesidir.” buyurarak, aile birliğinin bozulmasını önleyen sabır kahramanlarını, sabrının şiddeti nispetinde Cennet dereceleriyle ödüllendiriyor.

Ancak, sahibini Cennet’e götürecek olan bu sabrın içinin boşaltılmaması şarttır!..

İnanmış insanın, içini Cennet müjdeleriyle doldurduğu sabır ile, bu müjdelerden boşaltılmış sabır aynı rahatlığı sağlamaz. İçi İlahi müjdelerden boşaltılan sabır, sahibine işkence hayatı yaşatır, sabrederek ebedi hayatımı kazanıyorum sevincini hissettirmez, sinir zafiyetine maruz bırakabilir.

Bu sebeple, sabrın içi boşaltılmamalı, sabrederken bile bir manevi lezzet alıp başka amelleriyle kazanamadığı ahiretini göze aldığı bu sabrı sayesinde kazandığını düşünmeli, üzülerek değil sevinerek sabretmelidir.

Sabrın içinde Cennet kazandıran mükafatları keşfeden maneviyat büyüklerinden iki sabır örneği vereceğim burada. Bakalım sabrı nasıl anlıyor, nasıl isteyerek tercih ediyorlar görelim… Şarkın duası makbul velisi Bişri Hafi’ye derler ki:

- Size gelen hastalara dua ediyorsunuz, iyi oluyorlar; ama kendiniz hastalıktan bir türlü kurtulamıyorsunuz. Biraz da kendiniz için dua etseniz ya?

Şöyle cevap verir sabır kahramanı büyük veli:

- Sabırla neler kazandığımı bildiğimden dolayı kendime dua edip de kazandığımı kaybetmek istemiyorum. Sabrın neler kazandırdığını bilemeyenlere ise dua ediyorum sabırsızlık edip de kazanma yerine kaybetmesinler diye.
İşte büyük veli, sabrı böyle tarif ve tercih ediyor, sabır içinde böyle mutluluk duyuyor.

İçi boşaltılmayan sabır sahiplerinden bir örneği de bizim ‘Yeni Aile İlmihali’nden vereyim. Belki hatırlayacaksınız bu sabır kahramanını da…

Semerkant’ın bu muhterem aliminin hanımıyla arası hoş değilmiş. Durumu bilen komşulardan telkinler gelmiş:
-Efendi hazretleri demişler, sana denk olmayan bu çenesi düşük hanımı bırak, ilmine denk düşen bir hanım al. Kim olsa sana kızını verir, evlenmekte hiç zorlanmazsın…

Sabrın hep sonunu düşünen alimin cevabı şöyle olur:
- Bu hanımı bırakırsam ikimiz de kaybederiz. Hanım benim gibi sabırlı birini bulamaz kaybeder. Ben de bu hanıma gösterdiğim sabırla kazandığımı bulamaz kaybederim.

Aile içindeki sabrın özelliğini bilen alim sözlerini şöyle bağlar:
- Yoksa der, siz aile içindeki sabrın, Cennet kazandıran özelliğini bilmiyor musunuz?

İşte böyle… Sabrın içindeki kutsal karşılığı boşaltırsanız sabır sizin için sinir savaşı halini alır. Ama Cennet kazandıran özelliğine inanarak sabrederseniz, başka amelinizle kazanamadığınız Cennet’i bu sabrın kazandırdığını düşünür, gerginliğinizi azaltır, mutluluğunuzu çoğaltabilirsiniz.

Elbette bu, ideal olan birlikteliği bulamadığınız takdirde böyle...

19 Haziran 2009

Cennet'in Güzellikleri

Cennet'in Güzellikleri

Kur'an'da Cennet'in niteliklerinden bazılarına şu şekilde değinilir:

1- Altlarından ırmaklar akan, birbiri üzerine bina edilmiş yüksek köşkler (1), güzel meskenler (2)

2- Türlü ağaç ve meyvalara, akar kaynaklara, görünüş ve kokusu güzel, isteyenlerin yanına kadar sarktığından koparılması kolay, türlü bol meyvelere sahip (3)

3- Gönlün çekeceği her türlü yemek ve etler, türlü kokulu içecekler, temiz şaraplar ve çeşit çeşit tükenmez nimetleri içeren bir mekân.

"Onlara Cennet'te bir meyve, içlerinin çekeceği bir et verdik (vereceğiz)" (4)

"Canların isteyeceği ve gözlerin hoşlanacağı ne varsa, hepsi oradadır. Siz de orada devamlı olarak kalacaksınız. İşte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız Cennet'tir. Sizin için orada çokmeyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz." (5)

"Cennet şarabından (dünya Şarabı gibi) mide ızdırabı yoktur" (6)

4- Cennet'te hayat sonsuzdur, kin yoktur, boş lâf ve günah'a sokacak söz işitilmiş. "Biz o Cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar. Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir" (7)

"Onlar Cennet'te ne bir boş laf işitirler ne de bir hezeyan. Ancak bir söz işitirler: Selâm.. (birbirleriyle selâmlaşır dururlar)." (8)

5- Cennet nimetleri insan hayalinin erişemeyeceği güzelliktedir. Cennet'i aslında dünya ölçüleriyle tarif etmek mümkün değildir. Bununla beraber Cennet'teki eşsiz nimet ve saltanatı anlayabilmemiz için Allah Teâlâ onu bize şu şekilde tasvir etmiştir: (9)

"İşte bu yüzden Allah onları o günün fenâlığından esirger.

* (Yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.


* Sabretmelerine karşılık onlara Cennet'i ve oradaki ipekleri lütfeder.

* Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar.

* Ne yakıcı sıcak görürler orada, ne de dondurucu soğuk.

* Ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.

* Yanlarında gümüş kaplar ve billür kaselerle, gümüşî beyazlıkta şeffâf kupalarla dolaşılır ki ölçüsünde tavin ve takdir ederler.

* Onlara orada bir kâseden içirilir ki karışımında zencefil vardır. (Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına Selsebil denir.

* Cennettekilerin etrafında öyle ölümsüz genç nedimler dolaşır ki, onları gördüğünde kendilerini etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.

* Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.

* Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır.

* Gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz içecekler içirir.

Onlara: "İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir. "

Cennet'in tasviri konusunda söylenecek son söz şu kudsî hadisin ifade ettiği durumdur:

Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

Cenâb-ı Hak buyuruyor ki:

"Salih kullanım için ben, Cennet'te hiç bir gözün görmediği hiç bir kulağın işitmediği ve hiç bir insan gönlünün hatırlamadığı bir takım nimetler hazırladım."

Başka bir hadislerinde de, Rasûlullah (s.a.s.) Cennet'in gümüş ve âltın kerpiçten yapıldığını, harcının misk, taşlarının inci ve yakut olduğunu, oraya girenlerin bolluk ve refâh içinde, üzüntüsüz ve kedersiz yaşayacağını ebedî kalacaklarını, ölmeyeceklerini, elbiselerinin eskimeyeceğini ve gençliklerinin yok olmayacağını ifade eder.


1) Zümer, 20
2) Tevbe, 72
3) Rahmân, 54-58
4) Tûr,21
5) Zuhruf, 71-73
6) Saffât, 47
7) Hicr, 47-48
8) Vâkıa, 25-26
9) İnsan, 76/11-22

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali