yakın tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yakın tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2009

Bakanı pijamayla sokağa fırlatan haber

Bugün 20 Temmuz...
20 Temmuz 1974'te gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekatı'nın 35. yılı.Kıbrıs Savaşı'na ait haberler arasında benim ilgimi çeken iki çarpıcı anekdot vardır. Birini Kıbrıs'ın efsane lideri Sayın Rauf Denktaş'tan dinlemiştim. Kıbrıs çıkarmasında meleklerin katkısına yönelik duygulu bir hikayedir. Yeri geldiğinde bunu da aktarmak istiyorum.
Diğeri de aslında çok bilinen bir mevzu ama yazmaktan da, okumaktan da, denk düştüğünde anlatmaktan da keyif aldığım hoş bir tarihi anekdottur. Bugün sizlere ondan söz edeceğim.
Telefon sesiyle uyandığında henüz güneş doğmamıştı. Uyku mahmurluğuyla telefondaki sese kulak verdiğinde duyduklarına inanamadı. Şoförünü aradı ve acilen gelmesini istedi. Beklemeye tahammül edemediğinden, vakit kaybetmemek için üstünü bile değiştirmeden pijamalarla sokağa fırladı.
Arabasız gidemeyeceğini sokağa fırlayınca anladı. Henüz gün ışımamıştı. Seyir halinde bir kamyonet gördü ve el etti. Bindiğinde ekmek servisi yapan kamyonet olduğunu anladı. Şoförden kendisini derhal Dışişleri Bakanlığına götürmesini rica etti. Şoförün kendisine 'deli mi acaba?' diye tereddütle baktığını görünce, dışişleri bakanı olduğunu, fakat acilen bakanlığa gitmesi gerektiği için bu vaziyette sokağa fırlamak zorunda kaldığını söyledi. Şoför inanmadıysa da, sabahın o erken saatinde bir çatlak nedeni ile başına daha fazla iş almamak için yolu üzerindeki bakanlık önüne bırakmak suretiyle en azından başından savmak ve ondan kurtulmak istedi.
Kulaklarına inanamadı...
Yukarıdaki satırlar bir romandan alınma değil. Yaşanmış bir olay.
Tarih 20 Temmuz 1974. Yukarıda bahsi geçen kişi dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Callaghan. Olayı anlatan da bizzat kendisi. Telefonda duyduktan sonra sokağa fırlamasına neden olaysa, Türk ordusunun sabaha karşı Kıbrıs'ın Girne sahillerine çıkarma yaptığı haberi.
Türk askerinin Kıbrıs'a çıktığını haber alır almaz Callaghan'ın pijamayla sokağa fırladığına dair haberler, o günlerde İngiliz kamuoyunda büyük ilgi görür. Ülkenin çıkarlarını düşünen sorumlu devlet adamı imajı ona gün gelir başbakanlık yolunu da açar.
Nitekim 1976'da Harold Wilson'dan Başbakanlığı devralır. 1978 seçimlerini Muhafazakar Parti kazanınca Margaret Thatcher başbakan olur. 1980'de genel başkanlığı Michael Foot'a bırakır. Ardından, Avam Kamarası'ndan Lordlar Kamarası üyeliğine terfi eder.
Callaghan'ı sokağa fırlatan olayın temelinde, Türkiye'nin böyle bir harekata asla girişemeyeceği düşüncesi vardır. Çünkü Türk askeri, 1683 Viyana Bozgunu'nda bu yana yaklaşık üç asırdır ilk kez ileri bir hamle yapmakta ve kendi milli sınırları dışındaki bir toprağa Türk bayrağı dikmektedir.
Kıbrıs meselesinde tüm Batı ülkelerinin gösterdiği ortak hassasiyetin temelinde işte bu can alıcı nokta yatmaktadır. Nitekim o günlerde Avrupa ayağa kalkar. Türkiye'ye ambargo uygulanmakla kalmazlar, tecrit politikası da izlenir. Türkiye dışlanır. Kıbrıs sorununun bu kadar uzamasında amiyane tabirle bu kuyruk acısının etkisi de vardır.
Türkleri Avrupa'dan atmak üzere Viyana Bozgunu öncesi Papa öncülüğünde oluşturulan Kutsal İttifak'ın izlerini bugün bile görmek mümkündür. Bu sürecin Kıbrıs harekatı ile bir frenlenme noktasına girmesi Batı ülkelerini oldukça huzursuz etmiştir. One Minute'ın bu kadar etki yapmasının bir nedeni de budur. Alışageldikleri düzenin rayından sapma ihtimali uykularını kaçırmaktadır.
Türkiye Kıbrıs davasında ilk tarihi kazanımını, 5-11 Şubat 1959 tarihinde Zürich'te yapılan görüşmelerde elde etmiştir. Kurulmasına karar verilen Kıbrıs Cumhuriyeti içinde, Kıbrıs Türk Toplumu'nun hürriyet ve yaşama haklarını garanti altına alan anayasal güvenceler sağlanmış, bu yöndeki anlaşmalar da 19 Şubat 1959'da Londra'da imzalanmıştır. Türkiye'nin elde ettiği bu diplomatik başarıyı Avrupa bir türlü içine sindirememiştir.
Kıbrıs'ın bedeli ağır oldu...

Bu diplomatik başarıdan 1 yıl sonra gerçekleşen 27 Mayıs darbesinde eğer dış destek vardıysa (ki, olmaması düşünülemez), darbe sonrası idam edilen dönemin Başbakanı Menderes'le Dışişleri Bakanı Zorlu'nun en büyük suçlarının bu olduğunu düşünürüm. Aynı yıl içinde Londra yakınlarında düşen ve Adnan Menderes'in sağ olarak kurtulduğu uçak kazasını da oldum olası kuşkulu bulurum.
Dışişleri Bakanı Callaghan'ı pijamayla sokağa fırlatacak kadar öfkelendiren tarihsel saplantıya karşı dikkatli olunmalıdır. Aynı hassasiyet parametresi içinde meselelere yaklaşıyor olmadıklarını düşünmek gaflet olur.
35 sene önce pijamayla sokağa fırlayan dönemin İngiltere Dışişleri bakanı, sonraki yılların başbakanı Callaghan, Londra'nın güneyinde East Sussex'deki evinde 2005 yılında 93 yaşında öldü. 1945'te Cardiff milletvekili seçilerek İşçi Partisi'nde göreve başlayan Callaghan, üst düzey dört bakanlığı, yani başbakanlık, dışişleri, içişleri ve maliye bakanlığını üstlenmiş tek İngiliz siyasetçiydi.
Bu kadar tecrübeli bir siyasetçinin pijamayla sokağa fırlayacak kadar Türk askerinin Kıbrıs çıkarmasını önemsemesi üzerinde düşünülmesi gereken husustur.

Tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyoruz.
Prof. Dr. Osman ÖZSOY � Haber7

23 Mayıs 2009

11 eylül hakkında ne biliyoruz

Selam,
Asagidaki bilginin toplumun tum kesiminden insanlar tarafindan
bilinip paylasilmasi ve bilinclendirilmesinin önemi baglaminda
asagidaki -kendi klavyemden cikmis- yaziyi sizlerle hayirlisiyla
paylasmaya karar verdim hayirlisiyla inSa Allah:
Eger 11 Eylul olaylari ile ilgili dunyaya yutturulaya calisilan
yalanin gercek yuzunu -eger bilmiyorsaniz- ogrenebilmek acisindan, cok
kisa olarak su asagidaki metne biraz zaman ayirmanizi ve bir firsat
tanimanizi tavsiye ederim:
Turkiye'de pekcok insan olaylari televizyondan seyretti. bitkac saat
yanan binalar bir sure sonra aniden coktu ve bircok insan yasamini
yitirdi..''
Atilan iftira ile pekcoklarinin kafasi bu gibi bir fikirle
senelerdir ipnoz edildi ve muhtemelen hala ediliyor.
Ancak oylesine kotu ve oylesine ....... ti ki olay sonrasi yıllarca
yogun ama cok yogun bir duzmece propagasyon yapıldı. (her ne kadar
Turkiye'den fazla hissedilmemis olabilse de)
Bu Olaylar sonrasinda iki ulke isgal edildi. Bugun bu ulkeler halen
isgal altinda..
....
Ancak gunumuzde bu olayin bir duzmece oldugu biliniyor. Fakat her ne
hikmetse hala gizlenerek eski yalan devam ettirilmeye devam ediliyor.
O donemde bazi yabanci medya kanallarinda YiLLARCA surdurulerek
yapilan propogasyon....
Pekala tonlarca delil var. Ancak bu metinlerde sadece cok kisa ve
yeterli gelen birkac delili belirtelim, deliller tam bir ispat. Bu
nedenle cumlelerin geri kalan kisimlarini sizlerin doldurmasi mumkun
olabilir:
Herseyi bir kenera birakin. İkiz kuleleri de. O gun Dunya ticaret
merkezinde kac bina coktugunu biliyor musunuz! 2 degil 3!
Bina 7 adinda 47 katli bir gokdelende olaydan saatler sonra 6 sn
icerisinde oldugu yere dumduz coktu. Halbuki bu bina
sapasaglamdi ve ucakta carpmamisti.
sasirdiniz mi! Oyleyse devam edelim:
ikiz kulelerin ne sebeple coktugunu biliyor musunuz? Ucak carpmasi
degil! Ucak carpasindan sonra olusan
yanginin yaptigi etki ile coktugu soylendi. (resmi aciklama boyle
imisti.) Nitekim binalar ucaklar carptiktan sonra syaklasik 1
saat civari yanmislardi.
Ancaak .. , ikiz kuleler, celik konstruksiyonlu gokdelendiler.
Birseyi yakarken birakin celigi; bir cinko, teneke vs.yi bir tencere
bile ocak
altinda KONTROLLU OLARAK saatlerce yanabilir ve ERİMEZ! .. sanirim
isin asli bazilarina gorunmeye basladi .. (elbet ikiz kulelerin;
kagit, koltuk, bilgisayar vs. turu ofis malzemelerinden (-yani yüksek
ısı çıkarmayan-) tesekkul etmis bir bina oldugu belirtilebilmelidir.)
Simdi dikkat! : Binalar kac saniye icinde cokup neredeyse dumduz
oldu derseniz .. : Yaklasik 10 sn!
Bu sure ayni binanin tepesinden bir tasin veya demirin birakilinca
yere dusmesi icin gereken sureyle AYNi SuREYE TEKABUL EDIYOR OLMASIN
SAKIN! (YANIT: OYLE,EVET)
Bu duruma inanmak; binanin altinda -birakin celik konstriksiyonu-
hicbir seyin olmadigina ve binanin sanki tepeden serbest dusme
hareketi yaptigina inanmakla ayni seydir.
Yani binanin tum celik konstruksuyonunun bir anda <0-sifir direnc!>,
yani direncsizlik gostererek! serbest dusme hareketi gibi yigilmis
oluyor!..
Boyle birsey normal sartlarda olmaz. Boyle birsey yanan binalarda da
olmaz.
Bu gune kadar hicbir gokdelen yangin sebebiyle cokmemistir. (tarihte
bircok yangin ornegi oldugu halde..)
Bu gibi cokumler ancak KONTROLLU YIKIM ile gerceklesebilmektedir. Bu
husus gayet aciktir. Ancak, olayi birazda rakamlarla gormekten
hoslanabilecek kimseler icin birkac belirtim yapalim:
1300 feet = 396,5 metre (binanin yaklasik boyu idi)
h = ½ g t2 'den ve g yaklasik 9,8 den
396,5 = ½ . 9,8 . (t2)
t2 = 2.(396,5) / 9,8
t2 = 80,9183
t yaklasik 8,99 sn bulunur ..
Ucak carpmasi hali kafasina takilabilecek kimseler icin Binalarin
yapiminda en uzman kimselerden birisinin ifadesinden alinti yapayim:
''.... the building was designed to have a fully loaded 707 crashed
into it, that was the largest plane at the time. i
believe that the building probably could sustain multiple impacts of
jet liners. Because, this structure is like the mosquito
netting on your screen door. This intense grid and the jet plane is
just a pencil puncturing that screen netting. it really
does nothing the screen netting ....)
Frank Dimartini, Chief Engineer of One of The Towers
(was missing or killed on 9 11.)
(yaklasik tercumesi:)
''.... bina tam yuklu boeing 707'nin carpmasina dayanikli olabilecek
sekilde dizayn edilmisti, bu zamaninin en buyuk
ucagiydi. İnaniyorum ki bina, birden cok (multiple) havayollari
ucaginin carpmasina da dayanabilir. Cunku, bu, yapi kapiniza
dosenebilecek
bir sineklige benzer. Bu yapi ve havayollari ucagi, bir sineklige
batirilip delip gecen kaleme benzer ki buda sineklige
hicbir zarar vermez....''
Frank Dimartini, İkiz Kulelerden Birinin sef Muhendisi
(11 eylulde oldu veya kayboldu.)
Gorulebilecegi üzere yukaridaki delillerden her biri olaylarin sahte
oldugunu aciklamak icin yeterli. Gercek cok acik. [*daha fazla delil
ve bilgi icin w w w . b a z i g e r c e k l e r . c o m veya w w w .
y a h y a y u n u s . n e t siteleri ziyaret edilebilir.]
Dolayisiyla, baskalari bu hususu -bir sekilde acıklikla-
belirtmiyorsa; sizler belki bunu hayirlisiyla paylasabilirsiniz insa
Allah.
Yüce Rabbimiz Allah'tan iyi ve guzel gunler temennisiyle ....
Yahya Yunus.

Sizde Beğendiğiniz e-postaları, kendi eserlerinizi, ilanlarınızı veya bizimle paylaşmak istediklerinizi naturelist@gmail.com mail adresine yollayabilirsiniz..

Reklammatik'le Reklam İzle sen de kazan!

Hostinginizi Alın Bir Villa Sahibi Olun

İzleyen Kazanıyor

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!
Hz.Muhammed_Tolstoy_Gizlenen_Kitap İNDİRR



17 Mayıs 2009

1997 Ergenekon Örgütünün Tanımı-Can Dündar

Tarihe tanık olun

Yıl 1997, 1996 Susurluk olayından 1 sene sonra Can Dündar çetelerle ilgili programı.


Yıl 1997. Can Dündar'ın çetelerle ilgili programı. Ekranda ilk Ergenekon kitabının yazarı Celal Kazdağlı, Erol Mütercimler ile konuşuyor.



Sizde Beğendiğiniz e-postaları, kendi eserlerinizi veya bizimle paylaşmak istediklerinizi naturelist@gmail.com mail adresine yollayabilirsiniz..


SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

Reklammatik'e üye ol, sen de kazan!


Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali