kablosuz ağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kablosuz ağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2009

İnternette güvenli sörf rehberi

Çağımızın en büyük buluşlarından biri olan internet icat edildiği günden beri bize sunduğu birçok imkânlarla hayatımızın vazgeçilmez araçların en başında gelmeye devam ediyor.

Hakan Bayraktar'ın haberi

Çocuk, genç, ihtiyar her kesimin bir şekilde farklı farklı amaçlar için kullandığı internet ile kimimiz
aradığı bilgiye bir tıkla kolayca ulaşabilirken, kimimizde dünyanın öbür ucundaki arkadaşı veya akrabasıyla yazılı, sesli ve görüntülü olarak hiç para harcamadan saatlerce sohbet edebiliyor.

Çocuklarımızın ödevlerini yaptığı, gençlerimizin uzaktan eğitim aldığı, birçok işadamının e-ticaret yaptığı, annelerimizin yemek tariflerini aldığı, babamızın gazetesini okuduğu internet ortamı saymakla bitiremeyeceğimiz kadar fazla alanda bize hizmet verip hayatımızı kolaylaştırıyor. Tabi ki bilinçli ve güvenli bir şekilde interneti kullandığımız sürece...

Aksi takdirde bilinçsizce kullanılan internet faydasından çok zarar üreterek dönüşü mümkün olmayan maddi ve manevi zararlar vererek hayatımızı bir kâbusa çevirebilir: Uzun sohbetler sonucu kaybedilen vakit, kumar ve zararlı oyunlarla kazanılan kötü alışkanlıklar, bilgisayarlara bulaşan virüs veya casus yazılımlarla kişisel bilgilerimizin çalınması, güvensiz bir şekilde yaptığımız bankacılık işlemleri sırasında kaybedilen paralar...

Bu listeye internetin bilinçsizce kullanılması sonucu bize vereceği zararları anlatan daha bir çok madde eklemek mümkün. Kısacası tüm kişisel veri ve bilgilerimizin saklandığı, özel ve bankacılık bilgilerimizin kullanıldığı bilgisayarlarımıza güvenlik önlemleri almadan internette dolaşmak pek akıl kârı gözükmüyor.

İnternette güvenli bir şekilde sörf yapmak istiyorsanız aşağıdaki tavsiyelerimize uymanız yeterli.

Bu önlemleri almadan internette sörfe başlamayın

Bilgisayarınızda yüklü olan işletim sistemi, antivirüs ve güvenlik duvarı programlarınızı sürekli güncelleyin.

Kullanmadığınız zamanlarda kablosuz ağınızı mutlaka kapatın ve bilgisayar ağınızı kesinlikle kimseyle paylaşmayın.

Kablosuz ağınıza mutlaka şifre koyun ve kablosuz ağınıza bağlanacak cihazları kısıtlayın.

Bilgisayarınızı uzaktan bağlantılara (Remote Desktop) kapatın.

Modeminizde mümkün olduğunca port açmaktan kaçının.

Her ne sebeple olursa olsun güvenlik programlarını devre dışı bırakmayın. Hele hele güvenlik programı bilgisayarınızda yüklü değilken veya devre dışı iken internette kesinlikle sörf yapmayın.

Bilgi aktarma ve saklama araçlarını (CD, disket, memory card, usb bellek, harici hard disk vb.) kullanmadan önce antivirüs programları ile taratın.

İnternette gezinirken aniden açılan pencerelerin içeriğine asla güvenmeyin. Bu pencereler çekilişi kazandığınızı, bilgisayarınızda virüs olduğunu veya hemen tıklamanız gerektiğini belirtebilir. Bu pencerelerde bulunan butonlardan birine tıkladığınızda, zararlı uygulamayı farkında olmadan kendi elinizle bilgisayarınıza kurmuş olursunuz. IP numaranızı gizleyin. Girdiğiniz her site, yazdığınız her mesaj birileri tarafından takip ediliyor olabilir. Güvenmediğiniz sitelerde dolaşırken IP numaranızı gizleyin. Bunun için halka açık proxyler (vekil sunucu) kullanabilirsiniz.

Google'da bulduğunuz web sitelerine sörf yapamadan önce sitenin güvenilirliğini test edin.İnternet Explorer ve Firefox browserlara bir eklenti olarak yüklenebilen McAfee SiteAdvisor programı ile web sitelerinin casus yazılım ve virüs bulaştırma risklerinin olup olmadığını öğrenip ona göre web sitelerinde sörf yapın.

Her sertifika anlaşmasını kabul etmeyin. Web sayfaları ile iletişiminizi güvenli bir şekilde kurmanızı sağlayan sertifikalar kötü niyetli kişilerin bilgisayarınıza virüs bulaşmasını sağlamak için kullanılan en önemli araçlardan biridir. Durup dururken karşınıza çıkan veya güvenmediğiniz bir sitedeki sertifika anlaşmasını hemen kabul etmeyin.

Web sitelerine üye olurken mümkün olduğunca size özel bilgileri vermeyin

Çoğu web sitesi bilgilerine erişebilmeniz için siteye üye olmanızı istiyor. Bu sitelere üye olurken yaşınız, doğum gününüz, adres bilgileriniz, telefonunuz, çalıştığınız yer gibi size özel birçok bilgi talep edilebilir. Bankacılık gibi resmî işlemler için gerekli olan bu tarz bilgileri önünüze gelen her siteye vermek zorunda değilsiniz. Çünkü bu bilgiler ileride sizin için büyük bir güvenlik zafiyeti olarak karşınıza çıkabilir. Bu tarz bilgileri isteyen sitelere ya hiç girmeyin ya da gerçek bilgilerinizi vermeyin.

Üye olduğunuz her web sitesi için aynı şifreleri kullanmayın.

Üyelikle hizmet veren çoğu site bilgisayarınıza yükledikleri Cookie'ler sayesinde bir sitede ne kadar vakit geçirdiğinizden tıkladığınız linklere, o site üzerinde okuduğunuz haberlere kadar özel bilgilerinizi toplayabilirler. Bu yüzden düzenli aralıklara bilgisayarınızdaki Cookie'leri silin.

MSN'de her şeyi konuşmayın; en yakın arkadaşınız bile kaydettiği MSN konuşmalarınızı ileride sizin aleyhinizde kullanabilir. Mümkünse internet kafe gibi ortak bilgisayarların kullanıldığı ortamlarda MSN oturumunuzu açmayın. Açmak mecburiyetinde kalırsanız en kısa sürede hemen MSN şifrenizi değiştirin.

Sosyal ağlarda önüne geleni arkadaş listenize eklemeyin.

Facebook'ta her önünüze gelen Facebook uygulamasını yüklemeyin. Çünkü birçok uygulama casus yazılım gibi çalışarak şifrelerinizi ele geçirebiliyor.

Spam filtresi kullanın

Mail kutunuzun spamla dolmasını istemiyorsanız mutlaka spam filtresi kullanın.

Maille gelen ek dosyaları mümkün olduğunca açmayın. Eğer illa açmanız gereken bir dosya varsa antivirüs taramasından geçirip açın.

Gelen mail içerisindeki linkleri tıklayarak değil, linki kopyalayıp başka bir sayfada mümkünse Explorer dışındaki başka bir browser ile (Firefox veya Opera gibi) açın.

Mailinizi okuduktan sonra mail hesabınızın oturumunu kapatmadan direkt Explorer'ı kapatmayın.

İnternet bankacılığında güvenliği artırmak için neler yapılmalı?

Şifreleri bilgisayarınızdaki bir dosyada ya da e-posta hesabınızda saklamayın.

Banka ve ticari kurumlardan gelmiş gibi gösterilen ve sizden şifre, kullanıcı adı, müşteri numarası, kredi kartı numarası, kimlik numarası gibi bilgileri talep eden e-postalara itibar etmeyin. Çünkü bankalar e-posta yoluyla hiçbir şekilde müşterilerin kişisel bilgilerini istemez.

Her hesap numaranız için farklı bir şifre belirleyin ve şifrenizi periyodik olarak değiştirin.

Banka hesabınızı, kredi kartlarınızı ve banka kartlarının ekstrelerini düzenli kontrol edin, şüpheli durumlarda bankanız ile irtibata geçin.

İnternet bankacılık işlemlerinizi güvenliğinden emin olmadığınız bilgisayarlardan yapmayın. Özellikle internet kafe gibi umuma açık yerlerdeki bilgisayarları işlemlerde kesinlikle kullanmayın.

26 Mayıs 2009

Kablosuz ağda büyük tehlike

Yapılan bir TÜBİTAK araştırmasına göre kablosuz ADSL modem kullanıcıları büyük tehdit altında.

TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsünün (UEKAE) Türkiye'de kablosuz internet ağı kullanan 30 bin bilgisayar üzerinde yaptığı araştırmaya göre, kullanıcıların yüzde 5'i şifre kullanmıyor, bilgisayarların yarısında ADSL modemlerin yönetim ara yüzüne dışarıdan ulaşılabiliyor.

Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü Bilişim Sistemleri Güvenliği Grubu uzman araştırmacısı Ünal Tatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güvenlik önlemlerinin alınmadığı, internete bağlı bir bilgisayarın hackerlar tarafından saldırı riski altında bulunduğunu ifade etti.

Saldırganların kontrolü altındaki bilgisayarın “zombi bilgisayar” olarak tanımlandığını ve bu bilgisayara yüklenmiş zararlı programlar bulunduğunu anlatan Tatar, yüklemenin de internet sitelerinden, e-posta ile gelen bir eklentinin açılması ile olabileceğini belirtti.

Tatar, “zombi” haline gelmiş bir bilgisayarın kullanıcısının interneti kullanmaya devam ettiğini, ancak aynı bilgisayarın bu esnada saldırganın isteği doğrultusunda dünyanın bir ucundaki bir bilgisayara yapılan saldırıda kullanılıyor olabileceğini kaydetti.

“ZOMBİ BİLGİSAYAR” SIRALAMASINDA TÜRKİYE İLK SIRADA

Ünal Tatar, pek çok zombi bilgisayarın bir araya gelerek “botnet” oluşturabileceğini, botnetteki bilgisayarların bir saldırganın emri altında çalışan bir orduya benzetilebileceğini ve saldırgan tarafından merkezi olarak yönetildiğini belirtti.

Türkiye'deki botnetlerin, başka ülkelere yapılan saldırılarda kullanıldığını belirten Tatar, “Bunu, Türkiye Bilgisayar Olayları Müdahale Ekibi'ne gelen şikayetlerden biliyoruz. İnternet kullanımının yaygınlaşması ve ADSL teknolojisine bağlı olarak internet kullanım hızının artması ne yazık ki kullanıcı bilincini aynı oranda artırmıyor” dedi.

Tatar, güvenlik firmalarının hazırladığı raporlarda Türkiye'nin “zombi bilgisayar” sayısı açısından Avrupa ve Asya'da ilk sıralarda yer aldığını da bildirdi. Kablosuz modeminizi yabancılardan korumak için yapmanız gerekenleri öğrenmek için tıklayın.

-“ZOMBİ BİLGİSAYAR” NASIL TESPİT EDİLİR?

Bilgisayar kullanıcısının bilgisayarının “zombi” olduğunun tespit edebileceğini belirten Tatar, bilgisayarda sürekli anormal bir yavaşlığın yaşanmasının, antivirüs programının güncellenememesinin, işletim sistemi yamalarının kurulamamasının, bilgisayar güvenliği ile ilgili web sayfalarına bağlanılamaması gibi belirtilerin bilgisayarın “zombi” olduğundan şüphelenmek için yeterli olduğunu söyledi.
Tatar, ayrıca bilgisayar ve internet teknolojisi konusunda bilgili bir kullanıcının değişik teknik araçlar ve yazılımlar kullanarak, kendi kontrolü dışındaki bilgisayarının uzak bilgisayarlara bağlantı açtığını görebileceğine ve bilgisayarında tanımadığı programların ve dosyaların bulunduğunun farkına varabileceğine işaret etti.

BİLGİSAYAR GÜVENLİĞİ NASIL SAĞLANIR?

Bilgisayarlarda alınacak temel güvenlik önlemleri ile bilgisayarın saldırganlarına karşı büyük ölçüde koruma sağlanabileceğini ifade eden Tatar, “En temel güvenlik önlemlerine örnek olarak güncel antivirüs yazılımı kullanımını, kişisel güvenlik duvarı kullanımını, işletim sistemi yamalarının zamanında yapılmasını ve güçlü bilgisayar şifresi kullanımını verebiliriz. Kısaca, önlemlerin yüzde 20'sini aldığımızda, tehditlerin yüzde 80'inden korunmuş oluruz” diye konuştu.
Belli bir alana yayın yapan kablosuz ağ sistemleri üzerinden internet kullanımının, son yollarda giderek yaygınlaştığını vurgulayan Tatar, kablosuz ağa bağlı bilgisayarlara ulaşmanın da mümkün olduğunu söyledi.
Kablosuz ağ hizmetinin sağlandığı ADSL modem üzerindeki güvenlikle ilgili konfigürasyonun dikkatli yapılmadığında kablosuz ağa hakkı olmayan kullanıcıların da bağlanıp hizmet alabildiğini bildiren Tatar, ADSL modem üzerinden kablolu ile kablosuz olarak kaç kullanıcı bağlı olursa olsun, karşı taraftaki internet servis sağlayıcı kuruluşun karşısında tek bir IP adresi göreceğini, bu IP adresinin de yasal olarak telefon hattının sahibine ait olacağını kaydetti.
Tatar, bu durumun kablosuz ağ üzerinden bağlantıyı başkaları yapmış olsa da sanki kişinin bilgisayarından yapılmış gibi görüleceğini belirterek, bu durumda yapılan faaliyetlerden kişinin sorumlu olacağı bir durumun ortaya çıkabileceği uyarısını yaptı.

TÜRKİYE'DEKİ ADSL MODEM KULLANICILARI

Ünal Tatar, TÜBİTAK UEKAE çalışanlarının Türkiye'de ADSL modem konfigürasyonlarının ne derece güvenli olarak yapılandırıldığını ölçmek için bir çalışma yaptıklarını bildirdi.

Çalışmada 30 bin kullanıcının bilgisayarını uzaktan taradıklarını ve şifre kullanıp kullanmadıklarını araştırdıklarını belirten Tatar, şöyle konuştu:

“Tarama sonucunda modemlerin yönetimi için kullanılan web ara yüzüne erişim şifresi olarak boş şifre veya modem üreticisinin ön tanımlı olarak verdiği şifre kullanımının yaklaşık yüzde 5 oranında olduğunu tespit ettik.

Yine bu tarama ile ADSL modemlerin yönetim ara yüzüne 80. port ile dışarıdan ulaşımın yaklaşık bu bilgisayarların yarısında açık olduğunu tespit ettik. Milyonlarca ADSL abonesi olduğunu düşündüğümüzde tehlikenin boyutları ortaya çıkıyor.”

Tatar, bu durumun hukuki boyutlarına değinirken, Türk Ceza Kanunu'nda “Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir” hükmünü anımsattı.

Konuyla ilgili Adalet Bakanlığında katıldıkları bir toplantıda yetkililerin “kablosuz ağlara hakkı olmayan kullanıcıların bağlantı yapmasının da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ama ağın sahibi bağlantı yapılması için şifre kullanmıyorsa o zaman saldırganın ceza almayabileceğini veya cezasının düşebileceğini” belirttiklerini aktaran Tatar, “Başkalarının kablosuz ağımız üzerinden bağlanmaması, bizim bağlantılarımızı izlememesi ve bizi farklı sitelere yönlendirmemesi için ADSL modemin yönetici ara yüzünde ve kablosuz ağa bağlantı için güçlü bir şifre kullanılmalı” uyarısında bulundu.

TOPLU KULLANIMLARDAKİ TEHLİKE

Alışveriş merkezleri, internet kafeler, oteller gibi toplu kullanım ortamlarındaki internet kullanımına değinen Tatar, bu mekanlarda kişiye ait bilgisayarın kullanılması durumunda anti virüs programı gibi temel güvenlik önlemleri alındığı takdirde buradan güvenle İnternete erişilebileceğini belirtti.

Tatar, kişisel bilgisayarların kullanılmadığı durumlarda ise bilgisayar donanımının kişiye ait olmadığından güvenlik açıklarının doğabileceğine vurgulayarak, “Eğer internete girdiğimiz bilgisayar bize ait değilse, bu bilgisayara güvenemeyiz. Bilgisayara daha önce kurulmuş olan keylogger denilen programlar ile klavyeden yazdığımız her türlü verinin ele geçirilmesi mümkün olabilir” dedi.

TÜBİTAK UEKAE bünyesinde Bilgisayar Olayları Müdahale Ekibi'nin (TR-BOME'nin) kurulduğunu anımsatan Tatar, ekibin amacının Türkiye'de meydana gelen güvenlik olaylarının azaltılması olduğunu kaydetti.

Ekibin güvenlik duyuruları yayınlanmaktan eğitim verilmesine kadar değişik hizmetler sunduğunu anlatan Tatar, ekibin bir amacının da kişisel kullanıcıların bilgisayarlarını güvenli bir şekilde yapılandırmalarını sağlamak olduğunu dile getirdi. Bu amaçla kılavuzlar hazırladıklarını bildiren Tatar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kılavuzların büyük çoğunluğu orta ve büyük ölçekteki bilgi sistemlerinin yöneticilerine hitap ediyor ama ev bilgisayar kullanıcılarına yönelik olarak hazırladığımız Küçük Ofis veya Ev Kullanıcısı Güvenlik Kılavuzu da mevcut. Küçük Ofis veya Ev Kullanıcısı Güvenlik Kılavuzu'nda ADSL modem yapılandırma ayarlarından bilgisayarların güncelleştirilmesi ve antivirüs yazılımı kullanmaya kadar birçok temel konu detaylı bir şekilde anlatılıyor. Bu kılavuzdaki adımları uygulayan bir kullanıcı İnternet ortamındaki birçok tehlikeden korunmuş olacaktır. Bu kılavuzların tamamına Ulusal Bilgi Güvenliği Kapısı olan www.bilgiguvenligi.gov.tr sitesindeki kılavuzlar bölümünden ulaşılabiliyor.”

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali