fen edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fen edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2009

Fen edebiyat mezunlarına müjde!

YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yekta Saraç, gelişmiş eğitim fakültelerinin bulunduğu üniversitelerde, fen edebiyat fakültesi öğrencilerine, öğretmenlik formasyonlarının birinci yıldan sonra verilmesi hususunda üniversitelerden gelecek tekliflere olumlu yaklaşacaklarını belirterek, ''Bu da pek çok üniversitede, önceki gibi öğretmenlik formasyonu imkanını sağlayacaktır'' dedi.

Türk Dil Kurumunun 77. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla ''Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmalarında Yeni Arayışlar: Bölüm Başkanları Çalıştayı'' düzenlendi.

Prof. Dr. Saraç, Türk Dili ve Edebiyatı bölümleriyle ilgili en büyük sıkıntının, mezunlarının öğretmen olamamasında yaşandığını belirterek, bu bölümlerin her geçen yıl daha düşük puanla öğrenci aldıklarına dikkati çekti.

Bu sorunu aşmak için fen edebiyat fakülteleriyle eğitim fakültelerinin iş birliğini içeren bir projeyi hayata geçirmeyi planladıklarını belirten Saraç, şu bilgileri verdi:

''Gelişmiş eğitim fakültelerinin bulunduğu üniversitelerde, (fen edebiyat fakültesi öğrencilerine) öğretmenlik formasyonlarının birinci yıldan sonra 2, 3 ve 4. sınıflarda verilmesi hususunda, üniversitelerden gelecek tekliflere YÖK olumlu yaklaşacaktır. Bu da pek çok üniversitede önceki gibi öğretmenlik formasyonu imkanını sağlayacaktır.''

Edebiyat fakültelerinin eski cazip haline kavuşması için öğretmenlik hakkının tanınmış olmasının yetmeyeceğini vurgulayan Saraç, Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde verilen eğitimin hangi yeterlilikleri ürettiğinin belirlenmesi gerektiğine dikkati çekti. Saraç, müfredatların yenilenmesinin önemine de değindi.

YÖK'ün, iki gün önce ÖSS taban puanlarını düşürdüğünü hatırlatan Saraç, bunun nedenin geçen seneye oranla bu seneki Türkçe sorularına verilen cevaplardaki başarısızlık olduğunu söyledi. Saraç, ''Keşke bu kararı verirken, Türk Dili ve Edebiyatı bölüm başkanlarının sorularla ilgili hazırladığı rapor olsaydı'' diye konuştu.

''13 YILDAN BERİ KİM PROGRAMINI DEĞİŞTİRDİ''

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen de kitap ve yayınlara bakıldığında, ''1930'larda konulan kategorinin ötesinde bir arpa boyu yol alınamadığını'' ifade ederek, ''En doğru bilgilerin bile 70-80 yıllık ömrü vardır. Yaşadığımız dünyanın getirdiği bir tabloya cevap verecek bir konumda ortaya çıkarsak yaşamaya devam ederiz'' diye konuştu.

Edebiyat Fakültesi mezunlarının 1996'dan beri öğretmen olamadığını hatırlatan İsen, sözlerini şöyle sürdürdü:

''13 yıldan beri kim programını değiştirdi? Biz 13 yıldır öğretmen yetiştiriyormuşuz gibi devam ediyoruz. Üniversiteler kendi problemlerine çözüm bulmakla yükümlü kurumlardır. Türk dili ve edebiyatı bölümlerinin tabandan başlayan tüm sonuçları görülebilir bir proje sunması gerekli. Söyleyeceğiniz her bilgi YÖK'te sizin adınıza konuyu tam anlamıyla bilmeyenlerden çok daha önemlidir. Meselelerinize sahip çıkın ve çağdaş dünyanın sizden beklentilerine cevap verecek dinamik programlar oluşturun.''

İsen, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü müfredatlarının redaktör, kültür girişimcisi ve metin yazarı yetiştirilmesine uygun hale getirilmesi gerektiğini kaydetti. (AA)

15 Haziran 2009

Fen edebiyat mezunları, dershane öğretmeni olabilecek

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük, fen edebiyat fakülteleri mezunlarının, özel eğitim kurumları ve dersanelerde görev alması için çalışma başlattıklarını söyledi.

"Devlet olarak özel sektörün önünde duvar örmememiz gerekir." diyen Küçük, özel sektördeki eğitimcilerin istediği kişiyle çalışma hakkı olduğunu ve bu konuda çalışma yaptıklarını kaydetti. Küçük, fen edebiyat mezunlarına sekiz derslik pedagojik formasyon eğitimi planladıklarını, bunu alanların özel dersanelerde görev yapabileceğini belirtti.

Avrupa'da öğretmenlerin iki ya da üç branşı olduğunu vurgulayan Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Küçük, "Japonya'da ise özel dersanelerde kesinlikle kısıtlama yok. Sekiz derslik pedagojik formasyon alan, mühendis bile olsa ders verebiliyor." şeklinde konuştu. Bir inşaat mühendisinin çok güzel fizik veya kimya anlatabildiğini belirten Mehmet Küçük, "Bizde de mühendisler öğretmen olsun demiyorum, sadece fen edebiyat fakültesi mezunlarının özel kurumlarda bir miktar önünün açılmasını istiyoruz." dedi.

Türkiye'de 150 bin civarında eğitim fakültesi bitirmiş ve atanmayı bekleyen öğretmen adayı olduğunu, bunun yanında kamuda ve özel dersanelerde aynı zamanda çalışan öğretmenler bulunduğunu aktaran Küçük, bu konuda da çalışma yaptıklarını, bir kişinin hem devletten hem de özel sektörden maaş alamayacağını söyledi. Haksız rekabeti önleyeceklerinin altını çizen Küçük, "Devlette çalışan bir öğretmenin, aynı zamanda hafta sonu dersanede çalışması bana göre uygun değil. O kendi öğrencisini de oraya yönlendirmiş olur. Aynı zamanda bir de çalışma adaletsizliği de meydana gelir." diye konuştu.

Mehmet Küçük, 1984 Eylül ayında dersanelerin kapatılması için karar alındığını, aynı yıl temmuz ayında ise vazgeçildiğini hatırlattı. Mehmet Küçük, 25 yıl önce sayıları 174 olan dersanelerin bugünlerde 4 bin civarına ulaştığını, 52 bin öğretmen ve ailesiyle birlikte 200 bin kişiye istihdam sağlayarak 3 milyon 800 bin öğrenciye hizmet verdiğini söyledi. Yunanistan'da öğrencilerin yüzde 90'ının, Japonya'da yüzde 40'ının dersaneye gittiğini vurgulayan Mehmet Küçük, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 35 olduğunu kaydetti. (CİHAN)

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali