09 Şubat 2010

Madımak'ın yerine park

Madımak’ın yerine park
Alevi çalıştaylarının ardından Başbakan Erdoğan’a sunulan raporda “Madımak Oteli müze değil, park olsun” önerisi var.
Bazı Alevi örgütlerinin son toplantılarını protesto ederek katılmadığı Alevi çalıştaylarının ardından hazırlanan ön rapor da tartışmalara neden oldu. Başbakan Erdoğan’a sunulan ön raporda, çalıştay katılımcılarının Madımak Oteli’nin müze yapılması fikrinin ‘tehlike ürettiği’ görüşünde birleştiği belirtildi. Madımak’ın müze yerine bir parka dönüştürülmesi önerisinin getirildiği ön raporda, “Özellikle Alevi katılımcılar, kendi aralarında yüksek bir sembolik değer olarak gördükleri Madımak Oteli’nin, bütün bu duyarlılığa rağmen ülkenin birlik ve düzeninin esastan korunmasını dikkate alan bir düzenlemeyle yeniden düşünülmesi gerektiğini vurgulamışlardır” dendi.

İlki 4 Haziran 2009, sonuncusu 30 Ocak 2010’da gerçekleştirilen çalıştaylar sonucunda hazırlanan raporda ayrıca Diyanet İşleri, zorunlu din dersleri, cemevlerinin statüsü gibi konulara yer verildi. Birçok konuda Alevi-Bektaşi katılımcılar arasında da görüş ayrılıklarının bulunduğu gözleminin de aktarıldığı ön raporda, Aleviliğin içeriği ve tanımlanması konusundaki hassasiyetin, genellikle devletin Aleviliğe bir çerçeve çizeceğinden duyulan kaygılardan kaynaklandığının anlaşıldığı belirtildi.

Diyanet özerkleşsin
Raporda yaygın Alevi söyleminin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın meşruiyetine eleştirel baktığı ve uzun vadede tutarlı bir laikliğin icrası açısından lağvedilmesini savunduğu da belirtildi. Ön rapora göre katılımcılar, Diyanet’in İslam’ın tüm yorumlarını da içine alacak şekilde orta ve uzun vadede özerk bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtti.

‘İbadethane’ olmaz, statü bulunsun
Cemevlerinin ‘ibadethane’ olarak tanınmasının kabul görmediği raporda bu kurumlara yerel yönetimlerin yardımcı olması da önerilirken, mevzuatta doğacak sıkıntıları aşmak üzere ilgili kanuna, “Birer inanç ve erkân merkezi olarak değerlendirilen cemevleri de kanunlarda ibadethanelere tanınan bütün imkanlardan yararlanır” veya “Cemevlerine de aynı imkânlar sağlanır” şeklinde bir ekleme yapılması önerildi.

Din dersi zorunlu olmasın
Toplantılarda Din Kültürü derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılmasının derinlemesine müzakere edildiği bildirilen raporda, dinler, mezhepler ve inançlar üstü bir din öğretimine tüm vatandaşların ihtiyacı olduğunun teyit edildiği belirtildi. Bununla birlikte ‘zorunluluk’ ifadesinin Aleviler arasında siyasi ve kültürel nedenlerle açık bir rahatsızlık yarattığı yönündeki görüş de raporda yer aldı. Rapora göre, dedelerin statüsünün Aleviler arasındaki yerinin tartışılmaz olduğu vurgulanan çalıştayda, ancak yeni koşulların özellikle de kent Aleviliğinin göz önüne alınarak statünün yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Dedelere hizmet içi eğitim
Alevi dedelerine maaş bağlanmasına olumsuz bakanlar kadar, olumlu yaklaşanların da bulunduğu ifade edilen ön raporda, dedelerin eğitimine ihtiyaç duyulduğu savunuldu. Raporda bu ihtiyacın bir an önce giderilmesi için dedelere hizmet içi eğitimler verilmesi istendi.


--
Alemin Portalı
Tüm Alem Burada
http://aleminportali.com
------------------------------------------
İlan Grubu
http://groups.google.com.tr/group/ilangrubu/subscribe?hl=tr

Hastanelerde mesai saatleri değişti

Sağlık Bakanlığı, hastanelere mesai saatleri dışında başvuracak hastalar için mesai dışı poliklinik uygulaması başlatacak.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun, yayınladığı genelgede, bakanlığa bağlı yataklı tedavi kurumlarında sağlık hizmetlerinin ihtiyaç ve talepler doğrultusunda daha etkin, kaliteli, ulaşılabilir ve zamanında verilmesinin öncelikli hedeflerinden olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığına bağlı yataklı tedavi kurumları bünyesindeki acil servislere mesai saatleri haricinde, genel ve resmi tatil günlerinde, acil müdahale gerektirmeyen ve ayaktan tedavisi sağlanabilecek durumdaki hasta başvurusunun yüksek olduğuna dikkati çeken Tosun, bu hastaların ertesi gün tekrar muayene, tetkik ve tahlil için branş polikliniklerine müracaat ettiklerini kaydetti.

Buna bağlı olarak acillerde gereksiz bir yoğunluk yaşandığı için durumları acil olan hastalara zamanında müdahalede aksaklıklar görüldüğünü anlatan Tosun, bunun önlenmesine yönelik yeni düzenlemelere gidileceğini bildirdi.

Buna göre, durumları aciliyet taşımayan, ancak çeşitli sebeplerle mesai harici veya genel ve resmi tatil günlerinde hastanelere başvuran hastaların muayene, tetkik, tahlil ve tedavi taleplerinin karşılanabilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan il ve ilçelerde mesai dışı poliklinik uygulamasına geçilecek.

Bu çerçevede, mesai saatleri dışında hekim ve gerektiğinde uzman hekim düzeyinde poliklinik hizmeti vermek üzere hastanelerin bünyesindeki mevcut poliklinik odaları veya acil servise yakın uygun mekanlar mesai dışı poliklinik hizmetleri için görevlendirilen hekimlerin kullanımına tahsis edilecek.

Mesai dışı poliklinik uygulaması için, aktif olarak çalışan pratisyen hekim sayısının yeterli olması halinde öncelikle bu hekimlerden görevlendirme yapılacak.

Kurumdaki hekim sayısının yetersiz kalması durumunda ise hastanenin bulunduğu belediye mücavir alanı içerisindeki birinci basamak sağlık kuruluşlarından, asli görevlerini aksatmamak kaydıyla görevlendirme yapılacak.

Mesai dışı poliklinik uygulamasına yönelik, hafta içerisinde hasta müracaatının en yoğun olduğu mesai saati bitiminden 24.00'e kadar, hafta sonu ve resmi tatil günlerinde ise 08.00-24.00 saatleri arasında, hasta yoğunluğu ve tabip mevcudu dikkate alınarak yeterli sayıda hekim ve ihtiyaç duyulan diğer sağlık personeli için 8 veya 16 saatlik çalışma süresi düzenlenecek biçimde planlama yapılacak.

Kurum dışından yapılacak görevlendirmeler için ilgili hastane başhekimi ile istişare edilerek il sağlık müdürlüğünce aylık çizelgeler oluşturulup vilayet onayı alınacak.

Mesai dışı poliklinik uygulaması için birinci basamak sağlık kuruluşlarından görevlendirilecek hekimlere ve diğer sağlık personeline, bakanlığın ek ödeme mevzuatı hükümlerine uygun olarak ve ek ödeme miktarları tavanı aşmayacak şekilde, görevlendirildikleri hastane döner sermayesinden ek ödeme yapılabilecek.

Birden fazla müstakil hastane baştabipliği vasıtasıyla sağlık hizmeti sunulan bazı yerleşim yerlerinde, birleştirme yapılarak tek yönetim çatısı altında hizmet sunumu sağlanan il ve ilçelerde de sistem şu şekilde işleyecek:

-Hizmet birleştirmesinin amaç ve esaslarına uygun olarak yoğun bakım, yeni doğan, acil, ameliyathane ve benzeri hayati önemi haiz birimlerin hizmetin ve nitelikli sağlık insan gücünün bölünerek kullanımına mahal verilmeyecek şekilde ana hizmet binalarında planlanma ve yapılandırmaya gidilecek.

-Hizmet birleştirmesi sonrasında mesafe olarak birbirinden uzakta ve birden fazla hizmet binasında hizmet vermek durumunda kalan, birleştirmeye bağlı olarak ek hizmet binası konumuna gelen hastanelerdeki acil servisler kaldırılarak mesai dışı poliklinik yapılacak.

-Bu uygulamalar konusunda vatandaşlar bilgilendirilecek.

-Mesai dışı poliklinik, vardiya uygulamalarından farklı olduğu için, vardiya uygulaması yapan hastanelerdeki mesai dışı poliklinik uygulaması ayrıca planlanarak yürütülecek.

FARKLI ÇALIŞMA SAATLERİ UYGULANABİLECEK

Yataklı tedavi kurumlarında mesai başlama ve bitiş saatlerinin hizmetin ve mahallin özelliği, sosyo-ekonomik ve kültürel etkenler, iklim şartları, personel sayısı gibi hususlar göz önüne alınarak valiliklerce belirlenebildiğine dikkati çeken Tosun, hastane başhekimlerince lüzum görüldüğü takdirde, sağlık hizmetlerinin sürekliliği ve kesintiye uğramaması, yoğunluğun azaltılması amacıyla vardiya ve nöbet gibi hizmetler için farklı çalışma saatleri saptanabileceğini hatırlattı.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Tosun, bu çerçevede, özellikle polikliniklerde hasta yoğunluğunun yüksek olduğu sabah ve öğle saatlerinde kırsal kesimden gelen hastaların ulaşım sorunları veya diğer bölgesel etkenler göz önünde bulundurularak hastane başhekimliklerince poliklinik muayenesine başlama saatinin 08.00'den önceye çekilmesinin, bitiş saatinin de buna göre ayarlanmasının mümkün olabileceğini belirtti.

Tosun, eğitim ve araştırma hastaneleri dışındaki bakanlık hastanelerinde uygulamanın bu genelgeye uygun olarak yürütülmesini istedi.

--
Alemin Portalı
Tüm Alem Burada
http://aleminportali.com
------------------------------------------
İlan Grubu
http://groups.google.com.tr/group/ilangrubu/subscribe?hl=tr

Kredi kartı aidatı nasıl geri alınır

Kredi kartı aidatı nasıl geri alınır
Tüketiciyi Destekleme Derneği Eskişehir Çözüm Merkezi Başkanı Osman Çağatay, iki ayrı bankaya yaptığı başvuru neticesinde geçmiş dönemlere ait ödediği kredi kartı aidatlarının tümünü geri aldı.

Odunpazarı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları  Hakem Heyeti'nin 11 yıllık kredi kartı aidatının kendisine iade edilmesi yönünde verdiği kararı bildirdiği ilgili bankanın, geçmiş dönemlerde hesabından kesilen tüm aidatları iade ettiği açıklandı.

İki ayrı bankadan 200 ve 150 liralık tutarların hesabına yatırıldığını söyleyen Çağatay bu süreçte Tüketici Sorunları Hakem Heyeti ile birlikte hareket ettiği belirtti.

Çevresinde kredi kartı aidatlarının geri ödenmesi için başvuran herkesin bu bedelleri geri aldığını söyleyen Osman Çağatay, hurriyet.com.tr'ye yaptığı açıklamada "Çocuklarımda aynı şekilde yaptığı başvuru neticesinde bankalarından bu bedelleri geri aldılar" dedi. Çağatay, kredi kartı sözleşmelerinde imzası bulunan herkesin başvuruda bulunup bu bedelleri geri alabileceğini de ifade etti.

Bankaların hiçbir yasal dayanağı olmadığı halde “kart aidat ücreti” adı  altında müşteriden tahsilat yapıp suç işlediğini savunan Çağatay, şunları ifade  etti:
        
“Bu olumsuzluklara karşın hakkını arayan tüketici yasal dayanaktan  yoksun uygulamayı sonlandırmaktadır. Bireysel olarak bankaların şahsımla yapmış  olduğu kredi kartı sözleşmenin bir örneğini ve geçmiş yıllara ait hesap  özetlerinin tamamını bankaların genel merkezinden istedim. Bunların içinden  ödemiş olduğum kart ücretlerinin tamamını çıkartarak sözleşmenin sureti ile  Eskişehir Odunpazarı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'na  başvurdum. Odunpazarı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Müracaatımı  değerlendirerek kanunsuz olarak kesilen 11 yıllık kredi kartı aidatının tarafıma  iadesine karar verdi. Bu kararı ilgili bankanın genel merkezine ilettim. Geçmiş  dönemlerde hesabımdan kesilen tüm kredi kartı aidatları iade edildi.”
        
Çağatay, bankalardan, bu karardan ders çıkartıp bugüne kadar aldıkları  haksız kart aidatlarını iade etmesini istediklerini belirterek, tüketicilerin  haksız olarak kesilen kredi kartı aidatlarını bu yöntemle geri alabileceklerini  bildirdi.



--
Alemin Portalı
Tüm Alem Burada
http://aleminportali.com
------------------------------------------
İlan Grubu
http://groups.google.com.tr/group/ilangrubu/subscribe?hl=tr

08 Şubat 2010

Sivas'lı iki girişimci az yakan koloriferler kazanı üretti

Sivas'ta iki girişimci, az yakıtla yüksek verim sağladığı belirtilen katı yakıtlı kat kaloriferi kazanı üretti.
Isı sistemleri üzerine çalıştığı bir devlet kurumundan emekli olan 65 yaşındaki Zeynel Bekir Tunç, yeğeni Orhan Akdemir ile birlikte az yakıtlı yüksek verimli katı yakıtlı bir kalorifer kazanı üretimi yapmak için proje çalışması yaptı.

Yapılan çalışmanın ardından Tunç ve Akdemir, ısı sistemlerinde bir ilk olduğu, az yakıtla yüksek verim sağladığı belirtilen katı yakıtlı kat kaloriferi kazanı üretti.

Ürünün Türk Patent Enstitüsü'nden faydalı model olarak tescilini de alan Tunç ve Akdemir, 4 Eylül Sanayi Sitesi'nde bir iş yeri açarak kazanın seri üretimine başladı.

Zeynel Bekir Tunç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk Patent Enstitüsü'nden faydalı model olarak tescil aldıkları ürünün ısıtma sistemlerinde bir ilk olduğunu söyledi.

Bu projeyi yeğeni Akdemir ile birlikte ortaya çıkardıklarını ifade eden Tunç, ''Kazan az yakıtlı yüksek verimli katı yakıtlı (kömürlü) kat kaloriferi kazanı olup dış, orta ve kapak gömlek olmak üzere 3 aşamadan geçerek kalorifer tesisatında bulunan suyun her aşamada katlanarak çabuk ısınmasını sağlıyor'' diye konuştu.

Sistem sayesinde çok çabuk istenilen sıcaklığa ulaşıldığını bildiren Tunç, ''Isıtma sistemlerinde 40 yıllık bir tecrübeye sahibim. Bu kazanların üretimini yapmak için borçlanarak bu iş yerini açtım. Ekonomik sıkıntımız nedeniyle biraz da ekonomik krize denk gelmesi nedeniyle projenin tanıtımını tam yapamadık ve makineleşemedik'' dedi.

''YÜZDE YÜZ MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ SAĞLADI''

Bu konuda destek isteyen Tunç, ''Bu az yakıtlı, yüksek verimli kat kaloriferi kazanı Türkiye'nin her yerinde geçerli olabileceği gibi dünyanın tüm soğuk ülkelerinde kullanılabilecek emsalsiz bir üründür ve ekonomimize de büyük katkılar sağlayacaktır. Bazı iş yeri ve evlere koyduğumuz bu kazan yüzde yüz müşteri memnuniyeti sağlamıştır'' ifadesini kullandı.
Kazanın evin istenilen bir bölgesine monte edilebileceğini, ısıtılacak daire sayısına göre ebatları bulunduğunu anlatan Tunç, kazan sayesinde sobayla bir odayı ısıtan kömür kadar kömürle, dairenin tamamının ısıtılabildiğini, ayrıca musluktan sıcak su akıtılabildiğini ifade etti.
Tunç, müşterilerinin istekleri doğrultusunda kazanın dış görünümünü daha estetik hale getirmek için de çalışmalar yaptıklarını sözlerine ekledi.
--
Alemin Portalı
Tüm Alem Burada
http://aleminportali.com
------------------------------------------
İlan Grubu
http://groups.google.com.tr/group/ilangrubu/subscribe?hl=tr

2010 Uzman Jandarma Okulu Giriş Sınavı başvuru bilgileri

2010 Uzman Jandarma Okulu Giriş Sınavı 2010-JANU: Başvuru Bilgileri

2010-JANU

BAŞVURMA SÜRESİ : 8 - 26 Şubat 2010
SINAV TARİHİ VE SAATİ : 25 Nisan 2010, 09.30
BAŞVURU HİZMETİ ÜCRETİ : 3,00 TL
SINAV ÜCRETİ : 35,00 TL
YENİ ŞİFRE EDİNME ÜCRETİ : 2,00 TL

BAŞVURMA VE GİRİŞ KOŞULLARI
Durumları aşağıdaki maddelere uyan adaylar Yazılı Sınav için başvurabilirler.
2.1.1 Genel Koşullar
a) T.C. vatandaşı ve erkek olmak,
b) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, affa veya zaman aşımına uğramış yahut para cezasına çevrilmiş veya ertelenmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adli sicilden çıkartılmış olsa bile, bir suçtan hükümlü veya soruşturma altında olmamak,
c) Adayın; kendisinin, annesinin, babasının veya kardeşlerinden herhangi birisinin;
(I) Tutum ve davranışları ile yasa dışı, siyasi, yıkıcı, irticai, bölücü, ideolojik görüşleri benimsememiş,bu gibi faaliyetlerde bulunmamış olması,
(II) Toplumca tasvip edilmeyen kazanç yollarında çalışmamış ve hâlen çalışmamakta olması,
(III) Kusursuz bir ahlak ve karaktere sahip olması,
(IV) Dürüst bir yaşam düzeyinde olmaları ve yüz kızartıcı fiillerinin bulunmaması,
(V) Yapılacak arşiv araştırması ve soruşturma sonucunda şüpheli ya da sakıncalı hâllerinin bulunmaması,
(VI) Hükümlülükleri affa veya zaman aşımına uğramış yahut para cezasına çevrilmiş veya ertelenmiş, hükümlülüklerine ilişkin kayıtları adli sicilden çıkartılmış olsa bile; kasten adam öldürme, devlet sırlarını açığa vurmak, iftira, yağma, suç uydurma, dolanlı iflas, resmî ihale alım ve satımlarına fesat karıştırma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 250’nci Maddesine Giren Suçlar, Terörle Mücadele  Kanunu Kapsamındaki Suçlar, Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap; Dördüncü Kısım 3’üncü Bölümündeki Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar, 4’üncü Bölümündeki Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar, 5’inci Bölümündeki Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar, 6’ncı Bölümdeki Millî Savunmaya Karşı Suçlar, 7’nci Bölümdeki Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk, 5816 Sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanun ile Atatürk İlke ve İnkılaplarına Aykırı Davranışta Bulunmak suçlarının birisinden hüküm giymemiş olmak veya sayılan suçlardan dolayı soruşturma altında olmaması,
(VII) Uyuşturucu maddeleri imal, ithal veya ihraç etmek, satmak veya kullanmak gibi suçlardan herhangi birinden hüküm giymemiş veya bu suçlardan yargılanması devam ediyor olmamak veya toplum tarafından alkol, uyuşturucu gibi bağımlılık yaratan herhangi bir etken madde bağımlısı olarak tanınıyor olmaması,
(VIII) Aile şeref ve haysiyetini ihlal edecek şekilde kumara, içkiye, paraya, kişisel menfaatine düşkün olduğu, bu nedenle muhitinde itibarını yitirdiğine dair hakkında bilgi ve belge olmaması,
(IX) Tarikat, dergâh, yasa dışı faaliyet gösteren; örgüt, dernek, öğretim kurumu vb. gizli ve açık teşekkül veya gruplarla ilişkisi bulunduğuna dair haklarında herhangi bir bilgi ve belge olmaması,
(X) Alkol, uyuşturucu vb. bağımlılık meydana getiren madde bağımlısı olmaması, bu nedenlere bağlı olarak herhangi bir suç işlememiş olması,
ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşürmemiş ve askerliğin şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayacak fiil ve hareketlerde bulunmamış olmak,
d) Herhangi bir kadınla nikâhsız olarak birlikte yaşamamak, muvazzaf askerlik hizmetini yapmış olan adaylar hariç, nişanlı, evli veya dul olmamak,
e) Herhangi bir siyasi partiye üye olmamak veya siyasi partinin organları ve bağlı kuruluşlarında görev yapmamış olmamak,
f) Düzenlenecek yüklenme senedinde belirtilen miktarda tazminatı ödeme gücüne sahip müteselsil kefil göstermek,
g) Askerlik hizmetini yapmış olmak, yapmamış ise tecilli olmak, Ön Sağlık Muayene, Fiziki Kabiliyet Değerlendirme Testi ve Mülakat Sınavları ile kesin kayıt-kabul işlemleri sırasında (28 Haziran – 31
Ağustos 2010 tarihleri arası) silah altında olmamak, askerlik hizmetini yapmak üzere silah altına alınacak olmamak veya askerlik hizmetini yapmış ise okulun eğitim-öğretime başlayacağı yıl itibari ile başvurusunu terhisi müteakip en geç iki yıl içinde yapmış olmak (Sadece 2008 ve 2009 yılları ile 28 Haziran 2010 tarihine kadar terhis olanlar başvurabilir.),
DİKKAT ! Askerlik tecili 28 Haziran 2010 tarihinden önce sona eren adayların askerlik şubelerinden yeniden tecil haklarının olup olmadığını öğrenmeleri maddi ve manevi kayba uğramalarını engelleyecektir.
ğ) Muvazzaf askerlik hizmetini bitirmiş olanlar için, askerlik hizmeti esnasında 3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanunu'nun 16. maddesinde yazılı suçlardan herhangi birinden hüküm giymemiş olmak,
h) Yapılacak sınavlarda başarılı olarak belirlenen kontenjan içerisinde yer almak,
ı) Başvuru, sınavlar ve kayıt-kabul işlemleri esnasında adaydan istenen bilgi, belge ve diğer yükümlülükleri tam, doğru ve eksiksiz olarak yerine getirmesi gerekmektedir.
DİKKAT ! Askerliğini yapmakta olan adaylar, bütün sınavları kazansalar dahi, terhis belgesindeki terhis tarihi 28 Haziran 2010 tarihinden sonra olanların kesin kayıt ve kabul işlemleri yapılmayacaktır.
2.1.2 Sağlık ile İlgili Koşullar
a) Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin, Askerî Öğrenci adaylarında aranacak sağlık yeteneklerine ilişkin bölümünde gösterilen sağlık koşullarına sahip olmak ve sevk edileceği tam teşekküllü asker hastanesinden “Sağlam, Askerî Öğrenci Olur.” kararlı sağlık kurulu raporu almak,
b) Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nde belirtilen hükümler esas olmak üzere;
(I). Vücut yapısı düzgün, her bakımdan sağlam ve kusursuz bir fiziksel görünüme sahip olmak,
(II) Vücudunun herhangi bir yerinde dikkat çekici cilt hastalığı ve bozukluğu, yara, ameliyat, yanık izi, leke ve kellik bulunmamak,
(III) Ağır zührevi hastalık geçirmemiş olmak,

(IV) Sara, işeme, uykuda gezme, bayılma, çarpıntı vb. rahatsızlıkları bulunmamak,
(V) Kalp, böbrek, karaciğer rahatsızlıkları ve ameliyatları ile tüberküloz geçirmemiş olmak,
(VI) Düz tabanlık vb. fizyolojik kusurları bulunmamak,
(VII) İşitme ve görmede en ufak bir kusuru bulunmamak, gözlük, lens ve işitme cihazı kullanmamak, gözünde şaşılık, renk körlüğü vb. hastalık bulunmamak,
(VIII) Ağız, çene ve diş yapısında kusur bulunmamak,
(IX) Türkçe’yi kusursuz konuşmak (dilinde kekemelik, pelteklik, tutukluk, konuşma bozuklukları vb.olmamak),
(X) Resmî kurumlardan alınmış sağlık kurulu raporları olsa bile, sürekli ilaç kullanmayı gerektiren herhangi bir rahatsızlığı bulunmamak.
DİKKAT! Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğindeki sağlık niteliklerini taşımadıkları sonradan anlaşılan adayların, asker hastanelerinin verecekleri Sağlık Kurulu Raporuna dayanılarak, eğitim-öğretim yılı içerisinde okulla ilişikleri kesilmektedir.
2.1.3 Yaş, Boy Uzunluğu ve Vücut Ağırlığı ile İlgili Koşullar
a) En az 19 yaşında (1991 doğumlu), en fazla 24 yaşında (1986 doğumlu) olmak. Mahkeme kararı ile yaş düzeltmesi yaptıran adayların, yaş düzeltmesinden önceki yaşları esas alınacaktır.
Adayların yaşının hesaplanması, gün ve aya bakılmaksızın 2010 yılından adayın doğum yılı çıkarılmak suretiyle yapılır. Bu husus sınavlar ve kayıt – kabul işlemleri sırasında kontrol edilecektir.
b) Tablo-1’de yer alan yaş-boy-kilo standartları içerisinde yer almak. (Ağırlık, şortlu vücut ağırlığıdır.Boy, çıplak ayakla ölçülür.)
2.1.4 Öğrenim Durumu ile İlgili Koşullar
a) Tablo-2’de kaynak olarak belirtilen, en az lise ve dengi (devam mecburiyeti olan) okullardan mezun olmak veya en geç 2010 yılı Haziran döneminde mezun olabilecek durumda olmak,
b) Daha önceden askerî okullardan herhangi bir nedenle çıkmamış veya çıkarılmamış, sivil okullardan çıkarılmamış olmak,
c) Önlisans/lisans düzeyinde öğrenim gören veya mezun olmuş adaylar; Tablo-2’de yer alan kaynak lise ve dengi (devam mecburiyeti olan) okullardan mezun olmak koşulu ile Uzman Jandarma Okulu Giriş Sınavına başvuruda bulunabilirler. Bu adayların da (b) maddesinde belirtilen koşulları taşımaları gerekir.
Yukarıdaki koşullardan herhangi birine durumunun uymadığı tespit edilenler, sınavı kazanmış olsalar bile bu durumdan doğabilecek hiçbir haktan yararlandırılmazlar.
DİKKAT! Jandarma Genel Komutanlığı; başvuruların başlamasından, sınavların yapılması ve Uzman Jandarma Okulundaki eğitim-öğretimin sona ermesine kadar geçen süre içerisinde; giriş koşulları 1. ve 2. aşama sınavlarının şekli, tarihleri, uygulanması, değerlendirilmesi, okulun süresi ve eğitim-öğretim programları üzerinde istediği değişiklikleri önceden haber vermek kaydıyla yapabilir.

Başvuru Kılavuzu (08.02.2010)

Aday Bilgi Formu

Başvuru İşleminde Adayların İzleyeceği Yol

Başvuru Merkezleri

Memurlar.Net



--
Alemin Portalı
Tüm Alem Burada
http://aleminportali.com
------------------------------------------
İlan Grubu
http://groups.google.com.tr/group/ilangrubu/subscribe?hl=tr

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali